Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00İNTRO
00:14Sevgili Cumhuriyet TV izleyenleri, hoş geldiniz yayınımıza.
00:17Bildiğiniz üzere Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından yurt genelinde devam eden protestolar daha da kitleselleşti.
00:23Ve gözaltılar tutuklamalarda arttı diyebiliriz.
00:26Şu anda yurt genelinde 301 yurttaş tutuklu bulunuyor. Bunların çok büyük bir kısmını da öğrenciler oluşturuyor.
00:32Öğrenciler ilk günlerde kendileri hem akademik boykot talep etmişlerdi, akademisyenlerden destek istemişlerdi direnişlerine ilişkin.
00:40Eğitim Sene'den de bir destek gelmişti aslında.
00:43Bunun hemen ardından Eğitim Sene'ye yönelik bir soruşturma başlatılmıştı.
00:47Yönetim Kurulu'na yönelik. Şu anda da Sendika Başkanı Kemal Irmak ev hapsinde bulunuyor.
00:53Şu anda yayınımızda bizimle birlikte.
00:55Sayın Irmak hoş geldiniz.
00:59Hoş bulduk. Teşekkürler. İyi yayınlar diliyorum.
01:02Efendim aslında son gelişmeleri bir yorumlamanızı isteyeceğim.
01:06Dediğim gibi tutuklu bulunanların çok büyük bir kısmını öğrenciler ve gençler oluşturuyor.
01:10Kötü muameleye de maruz kalıyorlar cezaevlerinde.
01:14Zaten sokaktaki protestolar sırasında da polis şiddetine maruz kaldılar.
01:18Nasıl okudunuz, nasıl değerlendirdiniz gelişmeleri?
01:24Aslında ev hapsinde olmak, cezaevinde olmak, tutuklanmak, bir takım soruşturmalardan geçiyor olmak bir yere kadar problemli bir şey değil.
01:35Olabilir. Eğer gerçekten bir hukuk devleti varsa, hukuk devletinde hukuksuzluk halleri ortaya çıktığında bir takım soruşturmalar yapılabilir.
01:47Ev hapsi olabilir, başka şeyler olabilir.
01:51Ama burada asıl problem olan şey şu, insanlar gayet anayasal, yasal, demokratik haklarını kullandıkları için,
02:01demokratik ve barışçıl bir eylem içinde oldukları için bu insanlara demokrasi dışı, hukuk dışı uygulamaların olması.
02:14Burada aslında tartışılan, konuşulan ve bizim de karşı karşıya kaldığımız sorun böyle bir şey.
02:21Bugün 301 tane sadece öğrenci var tutuklu ki belki bu sayı artmış da olabilir.
02:28Çünkü her gün şafak operasyonlarıyla birçok kişi tutuklanıyor, gözaltına alınıyor vs.
02:35Bunun dışında siz de ifade ettiniz toplamda 2000'e yakın insan bu süreçte önce gözaltına alındı sonra hızla bunlara tutuklamalar geldi.
02:47Giderek ülkemizin bir hukuk devleti olmaktan çıktığının, gerçekten giderek bir kabile devletine dönüştüğünün aslında çok net, açık göstergesi.
03:00İnsanlar herhangi bir yeri yakıp yıkmıyor, cam kırmıyor, başkasının malına, canına zarar vermiyorlar.
03:11Bu kadar kitlesel eylemler oluyor, 100 binlere aşan, 200 binlere aşan eylemler oluyor ve bugüne kadar herhangi bir taşkınlık hareketine tanık olmuş değiliz.
03:22Sadece eğer polisin, devletin kolluk kuvvetlerinin bir provokasyonu, bir provokatif davranışı, yaklaşımı olmazsa.
03:30Şimdi bütün bunları yapılıyor olmasına ortalama bir hukuk devletinde yönetenlerin alkış tutması gerekiyor.
03:41Tamam onlara karşı da yapılıyor olabilir bu ama bu kadar kitlesel her yerde, her ilde yapılıyor ama kimsenin malına, canına zarar gelmiyor.
03:50Bu takdire şayan bir şey ama diğer taraftan bu takdire şayan, davranış tutum, barışçıl, demokratik eylemler karşısında devletin tutumu da bir o kadar ceberrut,
04:04bir o kadar anti demokratik, bir o kadar baskıcı, yıldırmaya, yok etmeye, kriminalize etmeye dönük bir tutumla karşı karşıya kabul edilemeyen işin tarafı budur.
04:16Bu bizim açımızdan da böyle. Yani biz bir eğitim sendikasıyız ve bu ülkenin en köklü sendikasıyız aslında.
04:26Yani hep söyleriz biz encümeni muallimden bugüne geçmişte bizim öncülerimiz var, tösü var, tökleri var ve bu sendikalarda zamanında birçok eyleme katılmışlar,
04:40eylem kararı almışlar ve bu eylem kararları çoğu zaman sadece kendi üyelerinin ekonomik, demokratik talepleri için olmamış.
04:50Bunların birçoğu ülkenin içinde bulunduğu anti demokratik uygulamalara dikkat çekmek için olmuş.
04:56Türkiye'nin bugüne kadar gelmiş geçmiş en büyük boykot hareketi dört günlük tösün 1969'da yaptığı dört günlük öğretmen boykotudur.
05:06Ve bu öğretmen boykotunun gerekçesi anti demokratik uygulamalar, eşitsiz gelişmeler, devletin baskıcı ve o gün de yine hukuk tanımaz tutumları karşısında
05:19buna öğretmen camiasından, öğretmen örgütlülüğüne bir dikkat çekmek için yapmış ve dört gün sürmüş bu boykot.
05:29O gün yönetenler de bununla ilgili çok farklı ifadelerde bulunmuşlar.
05:35Ama daha sonra bunları demokratik devlet içerisindeki yurttaşların başvuracağı yöntemler olarak değerlendirmişler ve böyle de karar almışlar.
05:44Şimdi biz ne yapmışız? Üniversitelerde öğrenciler boykot kararı almış.
05:50Sebebi çok açık bir gelecek kaygısı var bu öğrencilerin, iş kaygısı var.
05:56Akademi bilim üretmiyor, akademide çok yoğun bir kadrolaşma var.
06:01Bir paraşütle sürekli okullara, üniversitelere hiç bilinmedik kadrolar geliyor, atanıyor öğretim görevleri.
06:11Çocukların barınma sorunu var, açlık sorunu var, beslenme sorunu var.
06:17Bütün bu birikimlerin sonucunda uzun süreden beri devam eden kayyumlar ve en son Ekrem İmamoğlu'nun şahsında cisimleşen dünyanın en büyük metropollerinden birinin belediye başkanının tutuklanması,
06:33diğer birçok ilçe belediye başkanının gözaltına alınması, bazılarının tutuklanması, bazılarına kayyum atılması,
06:42bu gençlerde zaten var olan gelecek ve umutsuzluk kaygısının tavan yapmasına sebep olmuş.
06:50Üstelik öyle bir döneme gelmiş ki, üniversitelerde sınav dönemleri var.
06:55Çocuklar birçok ardından hak ihlallerine uğrayacakları çok bilinen bir şey.
07:01Bizim de bu okullarda İstanbul Üniversitesi'nde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde, Hacettepe'de, Galatasaray'da, birçok okulda öğretim görevi yapan öğretim elemanlarımız var, üyelerimiz var.
07:16Onlar da doğal olarak öğrenciler boykottayken ve sınav dönemindeyken bizim buralarda olmamız çok anlamsız kalıyor dediler.
07:24Yani biz üniversitelerin daha güvenli kampüslerin daha güvenli bu çocukların bu demokratik haklarını kullanmasından kaynaklı ileride herhangi bir olumsuzluğa, hukuksuzluğa uğramaması için buna dikkat çekmek amacıyla bir günlük iş üretmeme kararı aldık beraberce.
07:46Bu bir sendikanın başvurabileceği en demokratik yöntem, bunu biz ilk kez yapmıyoruz ki, bu sendika 30. kuruluş yıl dönümünü kutladı bu sene, 30 yıldır onlarca kez iş bırakma kararı almıştır ve çok daha genel kararlar almıştır.
08:03İki günlük ve bütün ülkedeki okullarda vesaire iş üretmeme kararı almıştır ama böyle bir uygulama, böyle bir soruşturma biçimiyle ve jet hızıyla yöneticilerinin cezalandırılmasını talep eden ve ardından da denetimli serbestlikle haftalık karakollara gidip imza verecek şekilde bir uygulamayla karşı karşıya kalmadık.
08:29Trajik, bir taraftan da trajikomik bir durum aslında, bu yönetememe halinin artık ülkeyi hem ekonomik anlamda hem demokratik anlamda hem bir hukuk devleti anlamında yönetememin, yürütememenin bir sonucu, bir tezahürü olarak ortaya çıkmış bir durum ve kötü olan şu,
08:55şunu hesap edemiyorlar, bunu mahkemede de söyledik, belki de bizim bugün 15 gün olan ev hapsimiz çok daha uzun süreliydi, onu bilemiyoruz çünkü öncesinde bu bize çok ifade edilmedi, sadece ev hapsi cezası verileceği ifade edildi.
09:11Mahkemede şunu söyledik, eğitim sen, eğitim internasyoneli, Avrupa Sendikalar Birliği'ne üye olan tek sendika bu ülkede, bu sendikanın yöneticilerine bu haksız ve hukuksuz bir şekilde verileceğiniz ceza ülkemizi bu sendikalar gözünde ve bu sendikaların bağlı oldukları ülkelerin yönetimleri gözünde çok küçük duruma düşürecektir.
09:41O yüzden bu hukuksuzluğa devam etmeyin diye de uyardık ama bütün bu uyarımıza rağmen sanıyorum İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ısrar inadı üzerine bize tekrar belli ölçülerde bir takım cezalar şimdilik verdiler.
09:59Bu cezalar ama şöyle tebdir, bunu ifade edelim. Eğitim sene, eğitim senenin yöneticilerine yönelik herhangi bir cezai müeyyide uygulanması bizim ülkemizi gerçekten örgütlenme, sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ile ilgili diğer ülkeler ve diğer sendikalar gözünde çok kötü ve olumsuz bir noktaya düşürecektir.
10:28Böyle bir uygulamadan vazgeçin. Hakikaten eğitim senin aldığı kararla ve yaptığı sendikal mücadele ile ilgili anti demokratik, demokrasi dışı, hukuk dışı bir şey varsa eyvallah hay hay dedik.
10:43Bu konuda bizim veremeyeceğimiz hesap yok ama biz kendimizi biliyoruz, aldığımız kararı biliyoruz. Onlarca böyle bu tür kararlar almışız ama bu tür uygulamayla karşı karşıya kalmamışız.
10:58Ama bunda bir ısrarları oldular. Fakat onların şunu bilmesi gerekiyor. Tüm aslında Türkiye kamuoyunun bilmesi gerekiyor.
11:09Eğitimsen böyle bakanlık koridorlarında hükümetin oluruyla, onların icazetiyle kurulan bir sendika değil. Bağımsız bir sendika ve ciddi bir sendikal geleneği olan bir sendikayız biz.
11:29Önceki takip ettiğimiz sendikal hat bizi bu topraklarda eğitimsel denilince mücadele gelir. Eğitimsel denilince çalışanların ekonomik, demokratik, özlük hakları konusunda diyalog, diplomasi ama bunun olmadığı yerde her türlü direniş biçimlerini hayata geçiren sendika gelir.
11:53Bugün inanın İrem Hanım, evet biz ev hapsindeyiz ama bizim bütün şubelerimiz, örgütlerimiz şu anda bütün faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Böyle bir geleneğimiz var.
12:08Bürokratik bir sendika değiliz çünkü. Yani şubenin bir genel merkez yöneticileri herhangi bir biçimde ev hapsi ya da cezaevindeyse o sendika faaliyetlerini sürdüremez durumunda değiliz.
12:22Biz aşağıdan yukarı örgütlenen bir sendikayız. Karar süreçlerimiz aşağıdan yukarıya alınır ve bizim adımız yönetim de değil, yürütme kuruludur.
12:31Alınan genel meclis kararlarının yürütücü durumundayız. Biz olmadığımız zamanlarda da bu mücadele sürecek, devam edecek.
12:41Buna boyun eğeceğimizi, buradan biat edeceğimizi, geri adım atacağımızı düşünenler varsa yanılıyorlar. Böyle bir sendikal geleneğimiz yok, böyle bir hattımız yok.
12:53Kaldı ki hani suç içere, demokrasi dışı ve sendikal mücadele dışı bir hattımız yok. Kendimizi de biliyoruz, yaptığımız işi de biliyoruz.
13:07Nasıl ki bugün öğrenciler demokratik haklarını kullanıyorlar, işte bugün ülke genelinde bir boykot var, insanlar böyle bir hakkını kullanıyor ki bugün onlara da birçok gözdağı veriliyor.
13:20Bizim konfederasyonumuz KES de bu konuda bir boykot çağrısı yaptı.
13:26İşte bugünlerde duyuyoruz, bütün boykot kararı alanlara halkı alenen tahrik ve suça itmek, sürüklemek, bize de şu anda itham edilen suç bu.
13:38Bununla ilgili müeyyediler uygulanacağı söyleniyor. Hiçbir çekincimiz yok bu konuda, bunun bilinmesini isteriz.
13:47Evet. Sayın Örbak çok teşekkür ediyorum vakit ayırıp katıldığınız için. Zaten eğitimsel, az önce siz de bahsettiğiniz çok uzun zamandır bu mücadeleyi yürüten bir sendika ama bugün aslında çok uzun zamandır belki sessiz kalmayı tercih eden,
14:00yani yalnızca sendikalardan söz etmiyorum elbette, bireysel isimler de korku duvarlarını aşıp bir biçimde konuşmaya başladılar gibi görüyorum.
14:08Bilmiyorum bu durumu da olumlu bulur musunuz? Böyle çok kısa bir korku duvarları aşıldı diyerek bir yorum isteyeyim sizden.
14:16Elbette ki yani birçok toplumsal kesime bir özgüven geldi. Parça parça iktidar bundan bir ay öncesi, bu çok da konuşulan bir şeydi.
14:29Çok farklı kesimler, operasyonlar yapıyordu. Televizyon kanallarına yapıyor, çeşitli yayın kuruluşlarına yapıyor, bazı siyasi partilere, yöneticilerine, belediye başkanlarına şöyle bir şey vardı, bir korku iklimi vardı.
14:43Ama gerçekten bu öğrencilerin yüksek itirazı herkese bir özgüven ve o korku duvarını aşan bir özgüvenle açıklamalar yapmaya, bu toplumsal muhalefetin parçası olmaya başladılar.
15:01Bunlar umut verici şeyler. Hiç kimse bu ülkede kaos, kötülük, kargaşa, çatışma, savaş karşı karşıya gelmeyi istemiyor.
15:09Hepimizin ve herkesin, öğrencilerin istediği tek şey eşit, özgür, demokratik bir ülkede, hukukun üstünlüğünün hakim kalındığı bir ülkede, çocukların, öğrencilerin gelecek kaygısı olmadan yaşayacağı bir ülkede bir arada yaşamak.
15:26Bunun dışında kimse bir şey istemiyor, savaş istemiyor, çatışma istemiyor, çıkıp sağa sola kırmıyor. Bu ülkeyi yönetenlerin bunu okuyamaması zaten kendi darlıklarının yönetememe hallerinin bir ifadesi.
15:40Evet, Kemal Bey çok teşekkür ediyorum, yeniden vakit ayırdınız.
15:45Ben çok teşekkür ediyorum, sağ olun, iyi yayınlar, iyi ki varsınız.
15:50Hoşçakalın, sizler de iyi ki varsınız efendim.
15:53Sevgili Cumhuriyet TV izleyenleri, Eğitimsel Genel Başkanı Kemal Irmak ev hapsinden sizlere seslendi efendim.
16:00Bugün aslında ev hapsinde olan yayın yaptığım ikinci kişiydi. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki kimileri gözaltında, kimileri cezaevinde, kimi ev hapsinde, kimileri korkuyor ama çoğu da korkmuyor, öyle söyleyelim.
16:12Protestolar devam ediyor, boykot devam ediyor. İlerleyen günler için tüketimden gelen gücümüzü kullanıyoruz.
16:17Acaba üretimden gelen gücü de kullanabilir miyiz gibi, acaba bir genel grev, genel direniş olur mu gibi tartışmalarda var.
16:25Hepsini sizler için bu ekranlarda tartışmayı sürdüreceğiz. Şimdilik noktalıyorum, hoşçakalın.