• evvelsi gün
Sosyal Medya Hesaplarımız...

Facebook : https://www.facebook.com/AkitTVOfficial
Twitter : https://twitter.com/akittv
Instagram : https://www.instagram.com/akittv
Google+ : https://plus.google.com/+akittv
Web Site : http://www.akittv.com.tr

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Kıymetli bir konuğumuz var stüdyomuzda sayın seyirciler. İDEF Başkan Yardımcısı Muhammed Taşören Beyefendi bizlerle onunla derneğin faaliyetlerini yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleri konuşacağız.
00:12Sayın Taşören hoşgeldiniz.
00:14Hoşbulduk çok teşekkür ederiz. Nasılsınız?
00:16Hamdolsun sizler de iyisiniz inşallah.
00:18Allah razı olsun. Çok sağ olun.
00:20İyi yayınlar diliyorum efendim.
00:22Ramazan rahmet ayı. Hayırların, ibadetlerin çoğaldığı çünkü karşılığının da çok olduğu bir aydayız.
00:28Onun için rahmet fazla olabiliyor bu manada yardımlara ve değişik ibadet şekillerine.
00:36Allah kabul etsin hepsini.
00:38Sizler de İDEF olarak bu manada sadece Ramazan'da çalışmıyorsunuz ama bu Ramazan ayında biraz da artıyor bu çalışma serüven elbette ki.
00:48Neler yapmaktasınız? Ramazan haricinden başlayalım. Ramazan'a yavaş yavaş gelelim isterseniz. İDEF neler yapmaktadır?
00:54Elhamdülillah Rabbil alemin ve salatu selamu ala Resulina Muhammedin ve ala alihi ve ashabi ecma'in.
01:00Öncelikle Allah'ımız şu ayını mübarek eylesin. İDEF'imiz İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu olarak bir açılım var.
01:08İsmail A. Camiamızın yurtdışı hizmet kurumudur. 2009 yılında kurulduk.
01:122009'dan şu an geldiğimiz 2025 yılına kadar kesintisiz bir şekilde yurtdışında insani ve İslami çalışmalarımızı elhamdülillah sürdürüyoruz.
01:22Biz merkeze insan alıyoruz. Temelde insan var. Çünkü insan yoksa zaten dünyanın bir kıymeti yok yani.
01:28Dünyadaki her şey baktığınızda yeryüzünde ve gökyüzünde ne varsa hepsi insan için yaratılmıştır.
01:34Ve biz de imtihana tabiyiz. İnsan diğer varlıklardan yani mikroorganizmadan makroorganizmaya kadar hepimiz bu yapının içerisindeyiz.
01:43Biz de bir makroorganizmayız ama bizim bir farkımız var. Mantıkta şöyle der.
01:48İnsan düşünen canlıdır. Yani bizim diğer hayvanlardan, diğer canlılardan farkımız. Biz düşünüyoruz.
01:55Düşünüyorsak o zaman bizim muhatap olduğumuz bir şey var. Yani biz Kur'an'a muhatabız, peygambere muhatabız.
02:02Öldükten sonra dirileceğiz ve bunun gibi bizim inandığımız bir takım temel esaslar var.
02:07Dolayısıyla İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu da kurulurken bu temel esaslar üzerinden yürüdük.
02:13Yani ilahi bir kavram üzerinden hareketle biz ihtiyaç sahibi olan bir kitleye veya bir bireye veya bir topluma yardımcı olmamız gerektiğini
02:22Kur'an-ı Kerim'in bize vermiş olduğu ışıkla bunu anlamış olduk.
02:25Nitekim peygamberimiz bu insani bir durumdur aslında Muharrem Bey.
02:29Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem daha her yüz yaşı küçük yani peygamberlik gelmemiş.
02:34Yalnız 13-14 civarlarında Suudi Arabistan'ın o bölgede Ceziret-i Arap'ta Ficar Savaşları diye 4 tane Ficar Savaşı çıkmış.
02:43Bu savaşlar neticesinde mustasaflar çıkmış.
02:45Yani garip kuraba, fakir fukara, baba söylen, anne söylen veya dedesi baba savaşta kaybeden bir takım insanlar ortaya çıkmış ve muhtaç duruma düşmüşler.
02:54Çalışamıyorlar.
02:55Dolayısıyla o dönem Hülfü'l-Fudül diye bir teşkilat kurulmuş.
03:00Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem her yüzde kaç yaşında 14-15 yaşlarında oraya üye olmuş.
03:05Demek ki bu ihtiyaca binaen yapılan çalışmaların aslında bir ahlak kuralı olduğu veya dinle bağlantılı olmadığı da açıktır.
03:14Fakat bizim dinimiz bunu teşvik ettiği için bir de böyle perçinlenmiş oluyor.
03:18Dolayısıyla bugün dünya üzerinde bir çok sivil toplum kuruluşu vardır.
03:23Ve özellikle ülkemizde de en son benim bildiğim rakamlar 120.000'in üzerinde sivil toplum kuruluşu var.
03:28Dernek vakıf gibi.
03:30Bunların temel hedefi insanlığa hizmettir.
03:32Dolayısıyla biz de insana değer veren dernekler federasyonu olarak İsmail Ağa camiamızın yurtdışı hizmet kurumunun olduğumuz için yurtdışında hizmet veriyoruz.
03:41Ama diyoruz ki insanı biz ikiye ayıralım.
03:43Evet insanın temeli ihtiyaçlara ihtiyacı vardır.
03:46Yeme, içme, giyinme ve barınma gibi.
03:48Bu çok doğal bir ihtiyaç.
03:49Hepimiz sabahleyin kalktığımızda bir kahvaltı yapacağız.
03:52Akşam olduğunda acıktığımızda bir şeyler yiyeceğiz.
03:54Veya sabah kalktığınızda bir şeyler giyineceksiniz.
03:57Dolayısıyla bu tabi bir ihtiyaçtır.
03:59Veya bir yerde barınacaksınız.
04:00Barındıktan sonra o evin ihtiyaçları var.
04:02Elektrik, doğalgaz, su, internet gibi.
04:04Bugün çağın hani gereksinimleri var.
04:06Dolayısıyla insanın temel ihtiyaçları yeme, içme, giyinme, barınma olduğu gibi bir de ruha dair ihtiyaçlar var.
04:14Akla dair, vicdana dair, gönülle dair ihtiyaçlar var.
04:17Bunlar nedir?
04:18İşte bu eğitimdir.
04:19Yani siz bunu fen ilimleriyle, fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi ilimlerle aklı nurlandırabilirsiniz.
04:26İlim sahibi yapabilirsiniz bir insana.
04:28Fakat bir insanın kalbine de inmeniz lazım.
04:30Gönlünün gönül dünyasına inmeniz lazım.
04:32İşte bu vahiydir.
04:33Dolayısıyla bu yardım kuruluşlarının temel hedefi insanlığın ihtiyacını gidermektir.
04:38Ama yardımın temel hedefi ise eğitimdir.
04:41Dolayısıyla biz İnsada Değer Veren Dernekler Federasyonu olarak yurt dışında temel vazifemiz, asıl görevimiz eğitimdir.
04:49Gittiğimiz her yerde mutlaka medrese açıyoruz.
04:52Afrika ağırlıklı çalışıyoruz.
04:55Balkanlarda Arnavutlu, Kosova, Makadonya ve Sırbistan, Bosna Ersek'teyiz.
05:00Almanya'da teşkilatlanmaya çalışıyoruz.
05:02Nitekim zor yani orada medrese açmak ve benzeri yapıları oluşturmak kolay değil.
05:07Ayrıca Türk ülkelerde Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan.
05:11Gürcistan Türk ülkeli değil ama orada da varız.
05:13Dolayısıyla Asya Pasifik ülkelerinde de varız.
05:16Filipinlerden tutun Hindistan'a, Bangladeş'in içinden tutun Pakistan'a kadar oralarda da varız.
05:21Ama temel olarak en çok ağırlıklı olarak hizmetimizin yoğunlaştığı yer Afrika'dır.
05:26Çünkü Afrika'da Muharrem Bey eğitime ulaşmak çok zor.
05:30Yani bir ülkeye gidiyorsunuz örnek verelim Orta Afrika Cumhuriyetlerinden Burkina Faso'yu örnek verelim.
05:35Burkina Faso Afrika'nın en fakir ülkelerinden bir tanesidir.
05:39O doğu taraf özellikle batı tarafında Senegal'den aşağıya doğru.
05:43Hani Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas'ı saymazsak orası biraz daha gelişmiş ülkeler.
05:48Ama Moritanya'dan aşağıya Moritanya, Mali, Nijer, Çat, Sudan.
05:52Ondan sonra biraz daha Senegal, Gambia, Ginebüs, Eranöre, Fildişi kıyısı, Kamerun, Çat.
05:59Buralar cidden fakir ülkeler. Fakir kalmış.
06:02Yıllarca sömürülmüşler.
06:04Avrupa burayı bölmüş.
06:061887 Berlin Antlaşması'nda her ülke gelmiş.
06:10Belli bir kısım Afrika ülkesini almış.
06:12Ve bugüne kadar bu sömürge devam etmiş.
06:15Ama sömürgenin temeli 1419, Prens Henry'e dayanıyor.
06:19Yani 1500 yıllık bir selüveni var bunun.
06:22Ve 4 ayaklı bir sömürge mantığıyla Afrika sömürülmüş.
06:25Önce insan kaynağı sömürülmüş.
06:27Sonra yer altı, yer üstü kaynakları.
06:29Şimdi de bu doğal zenginlikleri, maden gibi, altın gibi, boksit madeni gibi birçok maden hala sömürülmeye maalesef devam ediyor.
06:38Bu halk da kendine gelebilmiş değil.
06:40Yani bir yumruk yedi, boksörü düşündü.
06:42Sağlam bir yumruk yemiş olsa.
06:44Ya nakavt olacak ya da yerden kalkması.
06:46Saniyeler alacak. Kolay değil.
06:48Yıllardır sömürülen bir kıtadan bahsediyoruz.
06:50Dolayısıyla bu kıta kendine gelebilmesi için, kendi madenlerini yeniden kullanabilmesi için ciddi bir zamana ihtiyaç var.
06:56Ve en önemlisi desteğe ihtiyaç var.
06:58Az önce bahsettiğimiz gibi.
07:00Boksöre sağlam bir yumruk attığınızda yerden kendi başına kalkamıyor.
07:03Bir destekle kalkabilir.
07:05Veya hasta olduğunuzda artık siz yardıma muhtaçsınız.
07:08Dolayısıyla Afrika'yı böyle görebiliriz.
07:10Hasta bir insan gibi veya yumruk yemiş bir boksör gibi düşünebiliriz.
07:13Bu vesileyle mutlaka orada olmak gerekiyor.
07:16Kim olması gerekiyor?
07:17Vicdan sahibi, akıl sahibi, izan sahibi, merhamet sahibi insanların orada olması gerekiyor ki
07:22oradaki çıkan bir takım yer altı, yer üstü kaynaklarını yine onlara döndürecek şekilde kazan kazan mantığıyla.
07:28Hep bana, hep bana değil de sana da bana da gibi.
07:31Bu şekilde olursa o zaman bu toplum yeniden ayağa kalkabilir.
07:35Dinamik, zeki, akıllı ve çalışkan bir toplum.
07:39İklim son derece güzel.
07:41Hele özellikle Orta Afrika'dan, Ekvador'dan aşağısı, bu son yağmurların sürekli su alan ve dünyanın en çok yer altı su kaynağı olan kıtadan bahsediyoruz.
07:4933 milyon kilometrekarelik bir alanla muazzam bir coğrafyaya sahip.
07:54Organik tarım yani kimyasal girmediği için o organik tarımı siz orada işlediğinizde son derece verimli ürünler elde edebilirsiniz.
08:02İnsanlı, çalışkan, genç ve dinamik.
08:05Dolayısıyla bu kıta yıllarca sömürülmüş.
08:08Şimdi Türkiye son birkaç yıldır diyelim yani 8-10 yıldır orada Afa'dayla, Kızılay'ıyla işte Türk Hava Yolları birçok ülkeye uçmaya başladı.
08:18Bu güzel gelişmeler bunlar ve orada üstlerimiz oldu.
08:21Libya'da mesela, Sevakin Adası'nda ve elçiliklerimiz her geçen gün daha da çoğalıyor ülke bazında.
08:27Ve bizim Türk toplumu artık bu kıtayı tanıdı, tanımaya başladı.
08:31Çünkü o kıtadan ülkeye gelip okuyanlar oldu.
08:34Üniversitelerde okudular, bu çocuklar ilim sahibi oldular, kendi ülkelerine dönecekler.
08:38Ama artık merhametli birer birey, kendi ülkesini kalkındıracak birer birey olarak gidiyorlar.
08:43Biz de sivil toplum kuruluşu olarak oraya gidiyoruz.
08:47Çünkü orada eğitime ulaşmak, az önce bahsettiğim Muharrem Bey, çok zor.
08:51Özellikle mesela Burkina Faso'dan bahsettik.
08:54Burkina Faso'nun başkenti Vagadugu.
08:57Vagadugu başkenti ama indiğinizde yani Türkiye'nin 50 yıl öncesini görürsünüz.
09:02Kırsal'a çıktığınızda elektrik yok, su yok, yol yok, doğal gaz zaten hiç yok.
09:08Dolayısıyla teknolojiden mahrum bir kıta.
09:11Bu insanların okulu da yok.
09:13Yani siz oraya Kırsal'a gidiyorsunuz ve o Kırsal'da bu insanlar bir eğitim kurma açıyorsunuz.
09:19Devlet size destek veriyor.
09:21Zaten bütün çalışmalarımız orada. Resmi olarak yürüyor.
09:24Bizim Türkiye'deki gibi medrese-mektep ayrımı öyle düşünmeyelim.
09:29Türkiye'de hani tevhid-i tedrisat kanunuyla, tekke zaviyeler zaten kapatıldı ama
09:37mekteple medrese birbirinden ayrıldı.
09:40Evet onu soracaktım ama medreselerde nasıl bir eğitim alıyor orada?
09:43Bizim oradaki medreseleri buradaki okul gibi düşünün.
09:45Çünkü orada böyle bir kanun yok yani.
09:47Kanun olmadığı için siz kendi kırmızı çizgilerinizi belirliyorsunuz.
09:50Mesela biz diyoruz ki biz İsmail Ağa Camii'nin yurtdışı hizmet kurumu olarak böyle bir eğitim kurumu açacağız.
09:56Nitekim orada çok ciddi manada eğitim kurumlarımız var.
09:58Yine başta olmak üzere Libya'ya kadar büyük büyük yerler.
10:02Yani 500-600 talebeli öğrencili yerlerimiz var.
10:05Siz burada bu yeri açtığınızda diyorsunuz ki benim kırmızı çizgim.
10:10Kadın erkek ayrı olacak.
10:11Yani kadınların hocası kadın olacak, erkeklerin hocası erkek olacak.
10:15Karma bir eğitim istemiyoruz.
10:16Milli eğitim tamam buyurun diyor.
10:18Oranın milli eğitimi.
10:19Sorun çıkarmıyor size.
10:20Daha sonra siz bu eğitim kurumu açtıktan sonra hoca kadrosunu belirliyorsunuz.
10:25Başına bir efendim müdürümüzü atamasını yapıyoruz.
10:29Türkiye ile bağlantılı bir şekilde eğitim kurumumuzun birimizin takibinde buradaki eğitim başlıyor.
10:35Orada medrese dediğimiz bu eğitim kurumunda hangi eğitim veriliyor?
10:41Sarftan naive, usulden fıka hepsi var ama bunun yanında mesela o ülkede Fransızca diyelim.
10:49Eğer şey olarak kullanıyorsa resim dil olarak kullanıyorsa Fransızca eğitim de veriyoruz.
10:54İngilizce ise İngilizce de veriyoruz.
10:56Ayrıca fen ilimleri ile alakalı birkaç ders de ekliyorsunuz.
10:59Fakat hocasıyla talebesiyle hepsi medrese diyelim.
11:02Erkekse hepsi erkek, kadınsa hepsi kadın.
11:04Dolayısıyla bu insanlar burada yetişiyorlar.
11:06Diplomalarını alıyorlar ve ülkede kimisi siyasetçi oluyor, kimisi ticaretçi oluyor.
11:10Ben ilimde ilerleyeceğim.
11:12Bugün Türkiye'de bahsettiğimiz akademi olarak.
11:14Geçerli bir diploma yani bu ülkede.
11:16Tabi geçerli bir diploma.
11:18Bu medrese sadece adı medrese.
11:20Bu insanlar ismini değiştirmemişler.
11:22Okul ve medrese diye değiştirmemişler.
11:24Hala medrese diyorlar.
11:26Camiye diyorlar.
11:28Bahad diyorlar.
11:30Seneviye diyorlar.
11:32Sonra camiye işte yukarıya doğru gidiyor.
11:34Arapça ifadeleri kullanıyorlar.
11:36İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite gibi düşünelim bunu.
11:38Dolayısıyla bizim temel hedefimiz.
11:40İnsana değer veren dernekler federasyonu olarak
11:42yurt dışında eğitim kurumları açmak.
11:44Kız ve erkek medreseleri açmak.
11:46Bu medreseleri açtıktan sonra
11:48çok tabidir ki bu insanın ihtiyacı olacak.
11:50Afrika'da parasız eğitim yok.
11:52Her yerde eğitim paralı.
11:54Ama biz açtığımız eğitim kurumlarından
11:56ücret almıyoruz.
11:58Peki ücret almıyoruz, bu işler nasıl yürüyor?
12:00Asıl şimdi püf noktası burası.
12:02Bu işler nasıl yürüyor?
12:04İşte bu işleri biz yürütürken
12:06Ramazan'dan bahsettik, Allah mübarek eylesin.
12:08Şimdi bayram yaklaştı, Kadir Gecesi'ni geçirdik.
12:10Allah kabul eylesin.
12:12İslam ümmeti için birliğe sebep olsun.
12:14Dolayısıyla biz bu işleri yürütürken
12:16Türkiye'de ciddi bir
12:18bağışçı kitlemiz var.
12:20Biz bu bağışçı kitlesiyle bu hizmetleri yürütüyoruz.
12:22Biz onlara diyoruz ki siz yeter ki bu medreseye gelin.
12:24Ehli sünnet çizgisinde
12:26bir eğitim alın.
12:28Ehli sünnet çizgisinde bir eğitim
12:30almazsanız bu boşluğu kim değerlendiriyor?
12:32Misyonerler.
12:34Misyoner fraksiyona ait olan bir takım gruplar geliyor.
12:36Ve o insanların içerisinden
12:38Boko Haram, Eşrebaf çıkıyor bu sefer.
12:40Türkiye'de, işte vaktiyle
12:42Suriye'de, Deaş gibi, El-Kaide gibi.
12:44Yani siz o boşluğu
12:46eğer Osmanlı'dan,
12:48Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den
12:50Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar
12:52derken bu müktesebatı siz
12:54Hanifi, Şafi, Ambeli, Maliki çizgisinde
12:56amelde diyorum.
12:58İtikadda ise Matur'da, Eşari çizgisinde bir eğitimi
13:00siz topluma götürmezseniz
13:02Burayı başka bir fraksiyon gelip orayı
13:04işgal ediyor, dolduruyor ve o insanı
13:06bir terör elemanı
13:08olarak yetiştirip seni karşısına çıkarabiliyor.
13:10Kültürümüz,
13:12bakiyemiz çok güçlü ve kuvvetlidir.
13:14Dolayısıyla biz istiyoruz ki
13:16dünyaya 641 yıl
13:18hükmetmiş bir
13:20Osmanlı bakiyesini veya
13:22kültürü, mirasını, merhametini
13:24dünyaya taşıyalım istiyoruz.
13:26Nitekim bu ülkede bu merhamet
13:28hala devam ediyor. Bu toplum çünkü bu hizmetleri
13:30yürütüyor.
13:32Külüne üfleseniz altından
13:34o merhameti göreceksiniz, çıkar ortaya.
13:36Dolayısıyla biz bu bağışçı kitlesiyle
13:38şu an 52
13:40ülkede çalışmamız var. Bu 52 ülkedeki
13:42çalışmalarımızı biz kitle bizle paylaşıyoruz.
13:44Paylaştıktan sonra
13:46bu ülkelerin bir kırsalında medreseye
13:48ihtiyaç varsa bunu arz ediyoruz. Çok kısa
13:50süre içerisinde bu para toplanıyor
13:52ve orada o medrese açılıyor.
13:54Eğitim başlıyor ama eğitim başladıktan sonra
13:56asıl iş şimdi başlamış oluyor. Hani derler ya
13:58tulumu giyince iş bitmiyor.
14:00Tam tersine tulumu giydiğinizde iş başı
14:02yapmış oluyorsunuz. Fabrikaya gittiğinizde
14:04iş bitmemiş oluyor. Tam tersine başlamış oluyor.
14:06Yani sizde medreseyi açtığınızda
14:08eğitim kurumunu açtığınızda
14:10işe daha henüz yeni başlamış oluyorsunuz.
14:12İnşaatın bitmesiyle iş bitmiyor.
14:14Çünkü siz oraya bir eğitim
14:16kadrosu atıyorsunuz. Talebeler
14:18geliyor ve onlar yatılı.
14:20Eğitim kadrosu geldikten sonra bunun maaşı
14:22var. Bunun lojmanı var.
14:24Talebenin yatacak. Yattıktan sonra
14:26yemesi içmesi var. Barınacağı yatakhanesi var.
14:28Bütün bu hizmetler yürümesi için
14:30işte biz bu durumda ne yapıyoruz?
14:32Halkımızla bir sinerji oluşturuyoruz.
14:34Bir güç biliri oluşturuyoruz.
14:36Afrika'daki bu
14:38muhtaça ihtiyaç
14:40sahibi olan bu muhtaç kardeşlerimizin
14:42durumunu arz ediyoruz. Kısa sürede
14:44bu ihtiyaç karşılanıyor ve biz bu paraları
14:46oraya harcıyoruz. Dolayısıyla
14:48Afrika'ya
14:50gittiğimizde bizim
14:52kurumumuza verilen zekatlar, fitreler,
14:54sadakalar, infaklar
14:56ve koşulsuz bağışlar. Öyle de oluyor.
14:58Birisi giriyor. Ben diyor
15:00herhangi bir şart koşmaksızın
15:02sizin tasarrufa bırakmak suretiyle bir bağışta
15:04bulunuyorum. Bu bağışlar geldiğinde
15:06bizim muhasebede 4-5 tane
15:08çalışan arkadaşımız var. Proje biriminde
15:1013-14 tane arkadaşımız var.
15:12Yani 130 kişilik bir kadroyla tabiri caizse
15:14biz buradan bir hizmet veriyoruz.
15:16Bu paralar hepsi yerli yerince
15:18tanzim edilir. Sonra bu buralara
15:20harcanır. Yıl boyunca harcanır.
15:22Yani biz orada gittiğimizde
15:24Afrika'da, Asya'da, Balkanlar'da
15:26ve Pasifik Asya ülkelerinde
15:28sadece Ramazan ayında veya
15:30sadece Kurban ayında yokuz. Biz
15:32tüm yıl boyunca bu toplumla
15:34beraberiz. Onlarla beraberiz. Onlarla
15:36yatıyoruz, kalkıyoruz.
15:38Yani onların kültürünü artık 14-15
15:40yıllık bu süreç içerisinde kültürlerini
15:42öğrendik. Karakterlerini öğrendik.
15:44Örf adetlerini öğrendik. Artık bu ülkeye
15:46gittiğimizde kendi
15:48ülkemizdeki bir şehre gidiyor
15:50gibi gidiyoruz. Dolayısıyla
15:52toplanan bu paraların
15:54harcandığı yerler temel olarak
15:56talebenin bizzat kendisidir.
15:58Kız erkek talebeler. Daha sonra
16:00medresenin ihtiyacıdır.
16:02Daha sonra bu talebeye iltisaklı
16:04olan ihtiyaç sahibi insanlardır.
16:06Mesela kumanya dağıtacağız.
16:08E talebe zaten medresede yeme, içme,
16:10barınma ihtiyacını karşılıyor.
16:12Ama bu talebenin
16:14mahallesinde muhtaç bir
16:16kitle var. Biz bu istihbaratı önceden
16:18alıyoruz. Oraya yönelik bir çalışma
16:20yapıyoruz. Ne kadar insana ihtiyaç var? Ne kadar
16:22muhtaç insan var? Diyorlar ki hocam
16:24200'e yakın aile burada muhtaç.
16:26O zaman biz oraya 200 aileye
16:28koli dağıtalım. Ramazan kurban
16:30geldiğinde kurban eti verelim.
16:32Zekat, fitre, sadakalar da dağıtalım.
16:34Bu insanların ihtiyacına yönelik bu çalışmalar
16:36yapıyoruz. Dolayısıyla bizim
16:38Afrika'daki temel olarak
16:40çalışmamızın temelinde
16:42eğitim vardır. Eğitime gelen
16:44talebe ve hocanın ihtiyaçlarını gidermek vardır.
16:46Ama bunun yanında çevresinde
16:48bulunan ihtiyaç sahibi bir takım
16:50toplum ve kitle varsa bunu da biz göz ardı
16:52etmiyoruz. Mutlaka onu notlarımız
16:54arasına alıp onlara yönelik çalışma da
16:56yapıyoruz. Çalışmamız sadece bu mu?
16:58Hayır değil. Acil yardımlarla
17:00ilgili planımız, programımız
17:02var. Örneğin yıllar önce
17:04Rohingya ırkına yönelik
17:06Myanmar'da bir takım
17:08zulümlere maruz kaldı Rohingya ırkı.
17:10Oradan Bangladeş'e geçtiler. Cox Bazar
17:12dediğimiz yerde 32 tane şu anda
17:14orada şey var,
17:16kamp var ve bu kamplarda çadır kentlerde veya
17:18biriketten yapılmış evlerde o insanlar
17:20mülteci hayatı yaşıyorlar ve yıllar
17:22geçti aradan.
17:24Defalarca girdik. Gittik oraya ve
17:26burada mesela acil
17:28yardıma muhtaç bir kitle oluşmuştu.
17:30Oraya da gittik. Erzak
17:32dağıttık, ev yaptık, çadır yaptık.
17:34Bu insanların ihtiyaçlarına yönelik bizim bu
17:36bağışçı kitlemizin desteğiyle
17:38ve birlik beraberliğiyle
17:40buradaki insanların ihtiyaçlarına yönelik çalışma
17:42yaptık. Bitmedi.
17:44Pakistan'da mesela sel oldu.
17:46Oraya da yardım götürdük.
17:48Suriye'de 15 Mart
17:502009
17:52tarihinde
17:54başlayan bir iç savaş oldu.
17:56Aslında ona iç savaş da denmez.
17:58Devletin kendi halkını vurması denir.
18:00İşte kaç yıl sonra en son zalim esed çekti
18:02Rusya'ya kaçtı gitti. Ama bu süreç
18:04içerisinde 700-800 bine
18:06yakın insan şehit
18:08oldu. Kendi
18:10ülkesi içerisinde 3.5 milyona
18:12yakın insan mülteci durumuna geldi bu sınırda.
18:14Hatay'dan tutun
18:16Gaziantep sınırına
18:18kadar 700 kilometrelik bu
18:20mesafede insanlar kendi
18:22ülkelerinde mülteci durumuna düştüler. Çadırlarda
18:24biriket evlerde yaşadılar.
18:263-3.5 milyona
18:28yakın insan da yurt dışına gitti.
18:30Ülkemizde biliyorsunuz 3-3.5 milyona
18:32yakında mülteci vardı. Dolayısıyla
18:34ülke zaten 21 milyondu ya da 22
18:36milyondu. 1 milyona yakını
18:38şehit oldu. 7 milyona yakını tarumar oldu.
18:40En son ben Suriye
18:42geçen ay gittiğimde henüz bu esed
18:44yeni gitmişti. İkinci gün ben
18:46Şam'a kadar gittim. Yani Halep'ten,
18:48Cilve Gözü'nden girdim. Şam'a kadar Pama,
18:50Humus, Deir ez-Zor'a oraların tamamını
18:52gittim. İtlip'te dahil olmak üzere.
18:54Cobar diye bir yer var.
18:56Şam'da merkezi mahallelerden bir tanesi.
18:58400 bin insanın yaşadığı bir yer burası.
19:0013 yıl içerisinde
19:0215 Mart 2009'dan
19:04bu yana kadar olan bu baskı
19:06rejiminin ortaya koyduğu
19:08bir sonuç var. Nasıl bir sonuç?
19:10İnsanlar evlerini terk etmek zorunda kalmışlar.
19:12Sadece o Cobar'da
19:1460 bin insan şehit edilmiş. 400 bin insanın
19:16yaşadığı yerde 60 bin insan şehit edilmiş.
19:18Daha sonra
19:20periyodik olarak bu baskılar devam edince
19:22hiç kimse evinde kalamamış.
19:24Elektriği kesilmiş, suyu kesilmiş.
19:26Suriye'nin o bölgesi soğuktur.
19:28Yani imkanlar, yollar vs.
19:30her taraf kapanınca bu insanlar
19:32orayı terk etmek zorunda kalmışlar.
19:34Terk edince hızını alamamış
19:36Zalim Mes'ed.
19:38Evlere girmişler. Evde terliğe kadar,
19:40paspasa kadar, mutfaktaki
19:42kapkaçaya kadar ne varsa tamamını alıp
19:44tarumar etmişler. Yani yağmalamışlar.
19:46Daha sonra bununla da eğitilmemişler.
19:48Evlerin, kapıların, pencerelerini
19:50söküp almışlar.
19:52Hatta bazı evlerde
19:54binaları, bazı binalarda
19:56o binaların tavan aralarını sökmüşler.
19:58Oradaki demirleri çıkarıp onları kullanmışlar.
20:00Yani 400 bin insanın yaşadığı
20:02Jobar dediğimiz bu semtte
20:04şu anda hayalet şehri. Hiç kimse kalmamış.
20:06Bununla alakalı çekimlerimiz var.
20:08Burada şu an yansıtılması
20:10mümkün değil. Sonuçta
20:12burada bir
20:14mazlum kitle çıktı ortaya. Bu mazlum
20:16kitleye yönelik olarak da bir şey yapmanız lazım.
20:18Kimisinin babası ölmüş, dedesi ölmüş.
20:20Evi yıkılmış. Hiç kimsesi kalmamış.
20:22Bu insan gelmiş sınırda, çadırda
20:24veya biriket evde yaşıyor.
20:26İşte Türkiye, Türk devletimiz
20:28Allah razı olsun, yıllarca
20:30bu mülteci kardeşlerimize karşı
20:32merhamet kanatlarını
20:34gerdi ve bu hizmeti onlara verdi.
20:36Sivil toplum kuruluşları olarak biz de teşvik
20:38ettik. Gerek Afat'la, Kızılay'la biz
20:40bakanlarımızla defalarca toplantı yaptık.
20:42Bu toplantılarda
20:44bizi teşvik ettiler. Şu kadar ev yapın,
20:46şu kadar çadır yapın, şu kadar erzak dağıtın
20:48veya şu kadar battaniye dağıtın gibi
20:50beraber iş birliği içerisinde
20:52bu insanların şu kadar yıl
20:5414-15 yıl ihtiyaçlarını
20:56gidermeye yönelik çalıştık. Bunlara acil yardım diyoruz.
20:58Bu acil yardımı Suriye'de yaptık.
21:00Daha önce Rohinkya'da yaptık. Şimdi
21:02Gazze'de malum ateşkes ilan ettiler.
21:04Arkasından bozdular. Yani gavurun
21:06mantığı yok Muharrem Bey. Bugün ateşkesler
21:08yalnız silahla tekrar
21:10tepene binerler. Buradan şöyle bir sonuç
21:12çıkıyor aslında.
21:14Müslümanlar güçlü olmadığı müddetçe,
21:16Müslüman İslam coğrafyası bir araya
21:18gelmediği müddetçe biz bu tip şeylere maruz
21:20kalmaya mahkumuz. Buradaki
21:22en caydırıcı sebep
21:24Müslümanlar bir araya gelecek. Kim gibi?
21:26Osmanlı'da olduğu gibi. 51 tane ülke bir araya
21:28gelmiştik. Osmanlı'ya kolay bir biri
21:30gelip saldıracak. Kaç ülke
21:32bir araya geldi? Haçlı Seferleri diyorlar işte.
21:34Öyle saldırdılar da en zayıf anımızda
21:36işte bu noktaya geldik.
21:38780 bin kilometre karelik bir coğrafyada yaşıyoruz.
21:40Ama bu millet aynı millet.
21:42Yine de yeni yeni aynı
21:44bulunduğu noktadan dirilmeye
21:46gücü yetecek bir toplumuz biz.
21:48Aynı karakter taşıyoruz. Aynı
21:50dedenin genlerini taşıyoruz.
21:52Dolayısıyla biz bir araya
21:54gelmezsek, birlik olmazsak, güç kuvvet
21:56yani işbirliği içerisinde olmazsak
21:58biz bu tip şeylere
22:00Gazze'de olduğu gibi, Suriye'de olduğu gibi,
22:02Bosna'da olduğu gibi, Çeçenistan'da olduğu gibi,
22:04Rohinkya'da olduğu gibi ve Irak'da olduğu gibi
22:06işte Libya'da olduğu gibi yine bu tip
22:08şeylere maruz kalacağız biz Allah muhafaza.
22:10Onun için bir an önce
22:12tabii benim sesimi kim duyar bilemem ama
22:14yani mutlaka çalışmalar vardır. Fakat Müslümanlar
22:16bir araya gelmek mecburiyetinde.
22:18Güç caydırıcıdır.
22:20Ben demiyorum saldıralım, savunma yapalım.
22:22Allah'ımız olsun, gücümüz, kuvvetimiz, askerimiz
22:24dünya çapında olsun.
22:26Yapalım bunları da caydırıcı olsun.
22:28Sana adam saldıramazsın. Mesela İslam'da
22:30cezalar caydırıcı
22:32caydırıcıdır. Yani öldürelim diye
22:34değildir. Hırsızlık yaptın eli kesilecek.
22:36E o zaman yapma yani.
22:38Elin gidecek çünkü. Ve nitekim Osmanlı
22:40toplumuna bakın 641 yılda birkaç tane
22:42hırsızlık vakası vardır. Hatta öyle
22:44anlatırlar ki, bizim babalarımız
22:46anlatırdı. Hani böyle
22:48Cuma'ya giderken, namaza giderken
22:50tezgahımızın üzerine
22:52bir örtü atıp gidiyorsunuz. Eskiden
22:54öyleydi. Bir yere giderken
22:56komşuya anahtarı veriyorsunuz ara sıra evi
22:58havalandırır diye. Şimdi bunu yapabilir misiniz?
23:00Mümkün değil. Şimdi bir işyeri
23:02açıyorsunuz. Kamera, güvenlik
23:04bir sürü önlem alıyorsunuz.
23:06Şimdi dolayısıyla ahlak nereden nereye
23:08gelmiş? O halde toplu
23:10İslam'da cezalar
23:12caydırmak için vardır. Yani birini öldürmek
23:14için yoktur. Dolayısıyla devlet de
23:16Müslümanlarla bir araya gelmesindeki temel
23:18sebep, yavrum bize saldırmasın, cahilsin
23:20yani. Baksın bu güçlü, dokunmasın
23:22bize. Çünkü burada biz yaşıyoruz
23:24Muharrem Bey. Bakın evimiz,
23:26arabamız, çoluğumuz, çocuğumuz,
23:28tapularımız, her şeyimiz bu topraklarda.
23:30O topraklara
23:32düşman ayağı bastığında ne ev
23:34kalır, ne namus, can, mal, emniyeti
23:36hiçbir şey kalmaz. Bunu Suriye'de ben bizzat
23:38kendim müşahede ettim. 10 yıl boyunca gittim,
23:40geldim. Vatan gittiğinde, devlet
23:42gittiğinde geriye bir şey kalmaz.
23:44Bu durumda en kötü devlet
23:46bile devletsizlikten bin
23:48kat daha iyidir. Allah devletimize zeval vermesin.
23:50Askerimize, polisimize yardım etsin.
23:52Gazze demiştim. Evet. Top son
23:541-2 cümle olsun. Tamam. Kaç dakikamız
23:56kaldı Muharrem Bey? Süremiz bitti şu anda. 3-5 tamam.
23:58Gazze'yi toparlayın. Peki. Şimdi Gazze'de
24:00biz 10 yılı
24:02aşkındır çalışma yapıyoruz. Ofisimiz var.
24:048 tane personelimiz var. Bir de gönüllü
24:06ordumuz var. Bunlarla Gazze'de
24:08Filistinli çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
24:10Fakat diyeceksiniz ki yani toplum
24:12o soruyu soracak bana. Duyar gibi oluyorum.
24:14Malzemeyi oraya nasıl
24:16intikal ettiriyorsunuz? Şu anda
24:18ettiremiyoruz. Ama biz barış dönemlerinde
24:20Ürdün'den ve Refah sınır kafasından
24:22yani Mısır'dan
24:24yüklenebildiğimiz kadar yükleniyoruz. İçeride
24:26antrepomuz var. Orada stok haline getiriyoruz.
24:28Dolayısıyla içeride peyderpey
24:30ihtiyaç olan yerlere
24:32düzenli bir şekilde bu yardımları
24:34götürüyoruz. Dolayısıyla şu anda da yardımımız
24:36devam ediyor. Şu anda malzeme
24:38girişi şu an sıkıntılı. Tekrar ateşkes
24:40ihlal etti biliyorsunuz İsrail.
24:42Ama bizim o stoktaki malzemelerimizle
24:44biz yine bu çalışmalar yapıyoruz.
24:46Sadece şunu söyleyeyim. Biz orada 500'e yakın
24:48bir çadır kent kurduk.
24:502 gün önce İsrail
24:52silahlı güçleri geldiler. O çadırların
24:54bir kısmını tahrip ettiler. Bomba attılar.
24:56Orada şehidimiz de oldu. Personelimizden
24:582-3 tanesi şehit oldu.
25:00Dolayısıyla biz bu çalışmalara dünyada
25:02yani zayıf, mağdur, mazlum
25:04olan topluluğa karşı bu çalışmaları biz federasyon
25:06olarak yapmaya Allah'ın izniyle devam edeceğiz.
25:08Son sözünü söylüyorum.
25:10Müslümanlar bir araya gelmek
25:12zorunda. Bir ve beraber olmak zorunda.
25:14Nitekim önemli bir
25:16söz de şöyle gelir. Der ki
25:18hızlı yürümek istiyorsanız yalnız yürüyebilirsiniz.
25:20Ama uzun yürümek
25:22istiyorsanız mutlaka beraber yürüyün.
25:24Çünkü birlikten kuvvet,
25:26iş birliğinden zafer doğar diyorum Muharrem Bey.
25:28Eyvallah. Teşekkür ediyorum. Sizlerden de
25:30Allah razı olsun. Allah hak yoldan ayırmasın.
25:32Güç kuvvet versin. İDEF Başkan
25:34Yardımcısı Muhammed Taşören
25:36Beyefendi bizlerleydi. İDEF'in
25:38yardım faaliyetleriyle ilgili konuştuk.
25:40Sizlere aktardık. Şimdilik nokta alıyoruz.
25:42Saat başında tekrar görüşmek dileğiyle.