Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde yaşayan 36 yaşındaki Sercan Morcu, çocukluk yıllarında babasından edindiği antikacılık ve koleksiyon merakını zamanla bir mesleğe dönüştürdü.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Erişim www.seslibetimlemedernegi.com
00:30Abone olmayı ve yorum yapmayı unutmayın!
01:30Sıkışıklık
02:00Babam 1970-2000 yılları arasında antikacılık yaptı.
02:08Hem antikacılık hem aslında koleksiyonerlik bir nevi.
02:10Çünkü o da sevdiği için başlamış o dönemlerde.
02:14O dönemlerde de Türkiye'de ikamet etmiyordu.
02:16Almanya'da ikamet ediyordu.
02:1830 yıl antikacılığını aslında yurt dışında yaptı.
02:212000 yılında biz Türkiye'ye döndük.
02:252000'de döndüğümüzde biz 12 yaşındaydık.
02:27Yani ufaktım.
02:292000 yılında o da antikacılığı bırakıp sadece toplam olayıyla devam etti.
02:34Dolayısıyla ondan bulaşan bir hastalık oldu bizde.
02:37Ondan kalma hastalık olduğu için de biz de kendimiz için de topladığımız ürünlerle
02:43burası bizim aslında bir hobi alanımızdı.
02:45Hobi alanımız daha sonradan yavaş yavaş artık koyacak yer kalmadığından dolayı
02:51hem ticaretine döndü hem de nasıl anlatayım
02:57Yani anıları biriktirmek gibi, sahiplendirmek gibi,
03:00seven insanlarla paylaşmak gibi kapımız onun dışında da her zaman açıktı.
03:05Yani çayımız kahvemiz, hiç bilmeyen insanlar da ticareti yapmadığımız dönemlerde
03:09hani içeriye bir bakabilir miyiz, bir gezebilir miyiz gibi şeyler çıkıyordu yani.
03:15Antikayı sevmeyen veya farklı düşünen insanlar için şöyle söylüyoruz.
03:19Biz örnek yani o koltuğun biz anılarına, yaşanmışlıklarına bakıyoruz.
03:25Bazı insan sadece eski bir koltuk hani nasıl bir kıymeti olabilir gibi düşünüyor.
03:29Aslında hepsinin öncelikle bir sanatsal çalışması var, el emeği var, yaşanmışlıkları var.
03:35Yani karşılanmış onca cenazesi var, kutlanmış onca doğum günleri var,
03:40alınmış onca iyi haberleri var içerisinde.
03:44Hani daha çok biz anaların yüklü olduğu kısmıyla ilgileniyoruz.
03:49Onlara da yine aynı şekilde değer verenlere de satıyoruz demiyoruz.
03:53O yüzden sahiplendiriyoruz diyoruz yani ürünlere.
03:56Yani her bir objenin bir insanın yaşanmışlığından daha fazla anaları oluyor yani öyle söyleyeyim.
04:03Üretiminden kullanımına kadar yani.
04:06Binlerce ürün geçiyor elimizden.
04:09Daha çok tabii hani savaş tarihinden olan ürünler ayrı oluyor.
04:14İşte ülkede, gündemde olmuş tarz şeyler genelde iz bırakıyor.
04:21Çanakkale Savaşı'ndan ürünler vesaire.
04:23Hani bunlar sadece şey değil, hani silahlardır vesaire değil de o savaştan kalma bir matara.
04:30Yani bir askerin içtiği su gibi düşün.
04:32Onlar da var.
04:33Ayrıca bir tane aracımız var 25 yıldır bizde.
04:37Babamın çocukluğundan beri istediği arabaymış.
04:41En sonunda nasip oluyor onu satmamaya çalışıyoruz.
04:46Öyle diyeyim talipleri vardı.
04:49Yani anısı aslında baktığınız zaman her şeyin bir anısı kalıyor.
04:53Onlar da dediğim gibi hani sadece düşünce farkı oluyor.
04:59İşte radyoları çok seviyorum.
05:00İşte dönemine baktığınız zaman işte sadece hani şarkılar vesaireler türküler işte işletmelerinin reklamları değil de.
05:08Daha önce savaş dinlemeleri örnek veriyorum.
05:12Bu cumhuriyetin ilanına kadar ilerleyen bir dönem oluyor yani.
05:16O yüzden radyo grupları bizim için biraz daha ayrı bakış açısı olarak yani kıymet olarak maddi olarak değil.
05:23Daha çok manevi olarak yani güzel haberleri de oradan duymuşlar.
05:27İşte şu an biz görüntülü yayın yapıyoruz örnek veriyorum.
05:31O dönem sadece dinliyorduk gibi.
05:33Şimdi oluşmuş bir savaş, savaşın ne durumda ilerlediğini, ne yapmanız gerektiğini, evden çıkmamanız lazım hepsi radyoya bağlı.
05:42Yani kimse televizyon açıp bir görüntüyle size bunu iletmiyordu.
05:46O yüzden radyoların yeri bizde biraz daha ayrı yani öyle söyleyeyim.
05:50Daha çok böyle hani gün yüzüne çıkmamış ürünleri toplamaya çalışıyoruz.
05:55Yani nasıl diyeyim antikacılardan antikacılara geçmiş ürün değil de hiç gün yüzüne çıkmamış evlerden işte yok olacağını biliyorsunuz.
06:04O yüzden zaten size geliyor.
06:06Size gelmezse geri dönüşüme gidecek.
06:08Biz de bunun geri dönüşümüne kıyamıyoruz.
06:11Biz de bunu daha çok kıymet bilmeyenden alıp kıymet bilene bu ihtiyaç olarak satılanlar dışında ihtiyaç olan insanlardan mümkün mertebe almamaya çalışıyoruz.
06:21İhtiyaç anlamında satılanlardan çünkü aslında gönlü yok ve bir yaşanmışlığı var kıymetini de biliyor ama satmak durumunda kaldı.
06:30Mümkün mertebe hani caydırmaya çalışıyoruz eğer öyle bir olasılığı varsa.
06:35Çünkü çok büyük kıymetli şeyler genelde çıkmıyor.
06:39Aslında yani onu satsa da o gün işi görülmeyecek satmasa da görülmeyecek.
06:43Bazı müşterilere sırf onu ana yüklediği için hani biz ürün almıyoruz diye geçiştirdiğimiz de oluyor yani.
06:49Bundan sonraki sürecimiz şöyle yani tüm ömrümüz bu işte geçecek.
06:56Yani hedefimiz kesinlikle o.
06:58Peşimden gelen aynı isimli oğlum var beraber.
07:048 yaşında.
07:06Onu da ilerleyen iyi bir koleksiyoner yapma yolundayız.
07:09İşte 4 tane ayrı koleksiyonu var şimdiden.
07:12Hani hem heveslensin diye biraz da onu yetiştirmeye çalışıyoruz.
07:15Hem de geçmişin izlerini bilsin, geçmişini bilsin.
07:21Yani bir ürünü eski deyip değil de işte bunu kim yapmış, nasıl bir emekle yapılmış.
07:26İşte şimdi onların dijital çağındalar.
07:30Bilgisayardan girişini yapıp bir mobilyayı hemen çizip çıkartıyorlar.
07:34Ama bunu daha önce yapan kişi kendi kafasında tasarlayıp hiçbir çizim yapmadan elle, oya oya, zımparalaya zımparalaya bir ürün çıkartıyor yani size.
07:44Geçim kaynağını düşünerekten bazı ürünleri artık bunu sahiplendirmelisin diyorum.
07:48Aslında kıyamıyorum.
07:50Bunda genelde daha çok hani böyle az elimize geçen ürünler oluyor veya bizim bölgemizde az olan ürünler oluyor.
07:57Veya daha önce görmediğim bir ürün ilk defa karşılaştık.
08:01Onu bir ay kadar seviyorum önce, inceliyorum nereden geliyor, kim yapmış, nasıl olmuş, nedir, tarih içerisindedir.
08:07İnceliyoruz, hevesimizi aldık.
08:09Ondan sonra bakarım birisinin daha hevesi var.
08:11O hevesini alsın diye el değiştiriyoruz yani.