Manisa'nın Soma ilçesinde yaşayan emekliler, bayram coşkusu yerine, ekonomik sıkıntıların ve geçim derdinin gölgesi düşmüş durumda. Bir emekli, "Bu bayram yanlarına gitmeyeceğim. Artık 50-100 lira torunlar beğenmiyor. 250- 300 lira veriyoruz. Torunların yanına gidecek para yok" derken bir başka emekli ise, "İnsanlar 5'ten sonra pazara gidiyor. Manav, market diyoruz ama insanlar çöpten topluyor. Bizim için ne bayramı? Biz deli olmuşuz, delinin bayramı mı olur" diye konuştu.
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Bu bayram hiçbir şey ifade etmiyor. Eskiden bayram
00:05sevinci diye bir şey vardı. Bir heyecan. Evde temizlik
00:11yapmak bile bir heyecandı. Bu bayram hiçbir şey hissetmiyorum.
00:16Hiçbir anlamı yok. Neden yok? Sevincimizi elimizden aldılar.
00:24Ülke gündemi malum. Haksızlıklar, hukuksuzluklar,
00:29adaletsizlikler. Bilmiyorum yani bu koşullarda sevinçten
00:37söz edemiyoruz. Heyecanlarımızdan söz edemiyorum.
00:40Aldığım maaş ya şöyle diyeyim. Giyime fazla para harcamıyorum,
00:49harcayamıyorum. Yıllarca bir ayakkabıyı, montu, kaza
00:53giyiyorum. Onun dışında eee tatil yok. Tatil planı
01:00yapmıyoruz. Çocuklarım da çalışmasa ben tek başıma idare
01:08edemem. Emekli maaşı alıyorum. Yirmi civarında. Kasap, pazar
01:16fiyatları bin lirayla anca pazardan çıkabiliyoruz. Kasaba
01:22ayda bir kez falan alıyorum sanırım. Onu da işte eee bir
01:27kilo kıyma alıyorum. Yarısını köfte yaparak diğer yarısını
01:32da ikiye bölük yemeklerde kullanılmak üzere. Vallahi bizim
01:35bayramlar bizim umurumuzda değil. Bayram bayram gibi bir
01:37şey mi kaldı ya? Işte oturuyoruz evde öyle. Her şey
01:41pahalı. Ucuz ne var? Almak karşısında bir tatlı üç yüz
01:44dört yüz diyorlar. Kurabiye alacağım ya. Kurabiyeyle
01:47misafirliğe kurabiyeyle karşılayacağım. Ne yapayım
01:50böyle ya? Bu kadar Allah'a şükür her şey ucuz ya. Domates
01:54kırk liradan yuvarlağı altmış liradan seksen liraya düşmüş.
01:57Buz da altmış liradan seksen beş liraya düşmüş. Her şey
02:02düşmüş. Bolluk var ya. Allah bu bin lirayı ağırlatmasın yani.
02:06Bolluk içindeyiz. Etler desen ya et yemiyorum ben. Et but
02:11yapıyormuş. Ondan et yemiyorum. Süt de bilemi bozuyor. Ondan
02:15da onu yemiyorum. Ispanak, pırasa, maydanoz. Evet işte.
02:20Yemezsek yetiyor ya. Et almazsak, peynir almazsak
02:25çökelek alıyorum. Çökelek ucuz. Tavuk kanadı alıyorum. Onlardan
02:31alıyorum. Onlar biraz ucuz yani. Kaç para et pahalı mı? Et
02:35kaç para bilmiyorum ki ben ya. Almadığım için. Ha bazen böyle
02:39görüşüyorum, gidiyorum, bir verdim buradan bir. Iki yüz
02:42lira et. Bir hafta yüz eti. Köfte yapıyorum, kıyma alıyorum.
02:45Işte yarım kilo maydanoz, yarım kilo ekmek, bir kilo oluyor
02:49evde köfte. Ye babam ye. Peki torun var mı torun? Var dört
02:54tane. Ne yapacaksın bayrama bunları? Gitmişim. Gidersem
02:58para isterler. Para yok ki. Kim ister? Torunlar ister. Elli
03:02elli de yüzü de beğenmiyorlar. Iki yüz iki yüz elli üç yüz.
03:07Buradayım rahatım. Torunlarla gitmişim. Içi para yok. Para
03:11olsa gidecektim. Para yok. Iki bin yirmi birde uşağı yetmiş
03:14liraya gidiyor. Şimdi altı yüz lira. Hadi git. Kolaysa git.
03:20Işte buralar kahve evle kahve arasında turulacağız öyle ya.
03:25Esnaf olarak bayram nasıl geçiyor? Güzel geçiyor. Sakin
03:28durgun hareketsiz. Öyle geçiyor. Şu anda öyle ama her
03:33sektör aynı değil. Bu sektörden sektöre değişebilir. Şu anda
03:38bayram münasebetiyle halkın ııı çoğunluğu giyin ve gıda
03:41üzerinde. Temel ihtiyaç. Onun dışındakiler biraz da durgunluk
03:46yaşanabilir. Önemli olarak bakarsan bir durgunluk var.
03:48Zaten ekonomide biraz sıkıntı var. Bayram denince aklın önüne
03:54geliyor. Şu anda hiçbir şey. Emekliye. Nasıl olsun? Nasıl
04:00olsun bayramda? Sayısallara mı alalım kendimizi? Ya çıkarsa?
04:07Peki ne kadar emekli maaş alıyorsun? On sekiz bin lira.
04:11Yetmiyor. Hayatta yetmiyor. On bin lira ekürasi veriyorum.
04:14Onunla idare etmeye çalışıyorum. Üç tane torun
04:18var. Şeker vereceğim. Şeker. Her bayram diğer bayramlarda
04:24üstlerine başlarına veriyordum beşer yüz lira. Alın bunları
04:27diyordum. Ama şu anda şekeri şekeri talime çektim. Onları
04:30alalım.
04:34Pazardan geliyor. Pazarın durumu belli. Elli liradan aşağı
04:40hiçbir şey yok. Yüz liradan aşağı hiçbir şey yok. Nasıl
04:43gideceğiz alacağız? Nasıl gideceğiz alacağız? Yarın
04:50bayram ne düşünüyorsun? Yarın bayram çalışmaya devam. Bayram
04:55şu anda bizim için ızdırap. Çalışmaktan başka bir çaremiz
04:59yok. Nasıl açıklasam çalışmak zorundayız yani. Emekliyim ama
05:05para yetmiyor. Aldığım maaş on beş bin TL. Ne yapacağım ben
05:12on beş bin TL'yle? Çoluğum çocuğum okuyor. Geçim derdi.
05:19Yani böyle. Nerede kasaba? Gidemedik hiç aldığımız maaş
05:25belli. Meyve de alsak alsak anca yarım kilo, bir kilo. Anca
05:30alıyor çoluğu çocuğu. Alamadım desem yalan olmaz yani
05:36alamadım. Aldığım maaşla elektrik, su faturası kredi
05:43borçları anca bunlara getirebiliriz. Vallahi ben süt
05:49içmediğim için şey bir şey diyemem ama ete alamıyoruz yani.
05:53Pahalı.
05:57Gücümüz yetmiyor yani. Alsak alsak anca yarım kilo anca
06:00alırsın. Tavuk etinden başka bir şey alamıyoruz.
06:06Baklava olsun, pasta olsun. Böyle çeşit tatlılar istiyorlar
06:11ama anca baklava. Vallahi az bir şey alabildin yarım kilo
06:16işte. Diyor İskilik çocuklar illa ki. Bir kilo anca aldım
06:20işte. O da fiyatını soracak olduğumun yediği şekilden
06:24başlıyor. Iyi bir baklava alabilirim onu da nereye
06:27kalacaksın? Para yok, turlu yok işte. Evde oturacağız. Yapacak
06:34başka bir şey yok. Çoluk yok şu anda ııı bu zamanda hiç
06:38bayramla alakalı bir şey konuşmuyor. Çünkü bayram
06:41yapmıyor. Bayram yok. Çocuk evde oturup gezme yok, bir şey
06:46yok, para yok zaten. Emekli bir lira maaş bir şey verdiler.
06:51Bir lira ne verdiler? O bir liraya da kestiler. Yani ne
06:55zaman vereceği de belli değil. On dört bin dört yüz doksan beş
06:59lira. Yani şimdi emekli olmak ne demek? Rahat etmek demek.
07:02Çalışmamak demek değil mi? E şimdi şimdi emekli olduk.
07:06Öldük. Ha ha. Bekleyin. Kasap kasabı unutalım de. Manav da
07:14unutalım. Pazarda ne alabilirsek onu yapalım biz.
07:17Ya da manavda bir şey almak, bir meyve almak. Çok zor.
07:24Hiçbir emekli ben mutlu olduğunu düşünmüyorum. Mutlu
07:27olduğunu söylerse yalan söyler. Ya aldığı para yetmez ki ya
07:30imkansız bir şey. Ya on dört bin beş yüz lira, on dört bin
07:34dört yüz lira nasıl yetecek? Neyine yetecek?
07:40Bir de bu adam kiracıysa ev kirası on lira kira. On iki
07:45lira. Eee ne kaldı geriye? Iki lira. Iki lirayı ne yapacak?
07:53Faturayı unut zaten. Fatura işi bitti. Yani bir emekli bir
07:58evde çalışacak ya da dile yenecek. Yapacak hiçbir şey
08:00olmayacak. Yok insanlar beş yıl sonra pazara gidiyor yani.
08:03Manav yarı manav market değil de adamlar çöpleri topluyor
08:07yani. Ne bayramı Allah'ını seversen? Deliye bayramı
08:11horozat ettiler Allah'ını seversen ya. Ne bayramı ya?
08:16Bayram mı kaldı ya? Bayramın ne alakası var bayramla ya?
08:21Emekliyiz ya. On altın lira falan alıyoruz. Vallahi bence
08:26ben ne diyeyim? Vallahi bence emekliler ölmüş ya. Şimdi
08:29onlar şimdi eee kabutunu yapacak böyle paraları yok ki
08:32öldükleri zaman belediye parayı atasınlar. Ne emeklisi ya
08:35emekli olmak lazım. Hiçbir alakası yok parayla. Sen git bir
08:40tabutu yatır en az beş bin lira ya. Öldürüyor bile pişman olur
08:43adam ya. Ya ne kasaptan bahsediyorsun Allah'ını
08:47seversen. Hangi kasaptan bahsediyorsun? He? Ya vallahi
08:50bilmeyiz. Neyin kasabı ya? Kasap mı kaldı ya? O boş
08:55şeyler. Türkiye'de artık bitti kasaplar.
09:00Arkadaşın dediği gibi bayramda ne ne yapacaksın? Vallahi
09:08gelip oturacağız. Bir yere bir şey yaptığımız yok. Evde
09:12oturup bekleyeceğiz. Vallahi manavı unuttuk işte. Manav bak
09:17buradan yatıyor. Mutluymuş. Kasabı unuttuk. Kasabın yolunu
09:21da bulamıyoruz. Bilmiyoruz yalnız daha doğrusu. Vallahi
09:26çocuklara bayram için ne diyebiliriz? Çocuklar bayram
09:30istiyor. Bir şey de alamıyorsun. Çocuklara bir
09:32bayramlık da alamıyorsun.