Category
🗞
HaberlerDöküm
00:00Sevgili Cumhuriyet TV izleyenleri, hoş geldiniz yayınımıza.
00:17Bugün biraz son zamanlarda belki de herkesin uğraştığı kendi ile ilgili konuları konuşacağız.
00:23Dünya Sağlık Örgütü'nün verileri var önümde.
00:25Özellikle pandemiden bu yana dünya genelinde ülke ve coğrafya fark etmeksizin kaygı bozuklukları, anksiyete gibi ruh sağlığına ilişkin hastalıklar ve bunlara ilişkin kullanılan ilaçlar artıyor.
00:37Peki bunlarla nasıl mücadele edilecek? Bu sayılar neden artıyor? Bugün konuşacağız.
00:41Bizimle birlikte stüdyomuzda psikolog Alanur Özalp burada. Hoş geldiniz.
00:45Hoş bulduk efendim.
00:46Şimdi açılışta da söylediğim gibi pandeminin elbette bir etkisi vardır ama pandemiyi birkaç sene önce atlattık ve artık hayatımıza devam ediyoruz.
00:54Ancak anksiyete ilişkin artış durmuyor. Biraz belki farkındalık kazanmış olabiliriz.
00:59Ruh sağlığı bozukluklarına ilişkin ama ciddi şekilde bir ilaç kullanımında artış var.
01:04Nasıl değerlendiriyorsunuz? Neden artıyor bunlar?
01:07Ekonomik durumlarla ilgili diye düşünüyoruz.
01:11Biz gördüğümüz kadarıyla bu sadece Türkiye'de değil dünyada da böyle.
01:15Dünyada da bir ekonomik sıkıntılar yaşanıyor.
01:18Bir de şu anda hala devam eden iki tane de savaşımız var tüm dünya açısından bakacak olursak.
01:25Tabii ki onun dışında da bir takım sıkıntılar var dünyanın değişik ülkelerinde.
01:30Ama genel olarak baktığımız zaman savaş her zaman insanları korkutur.
01:35Burada korku faktörü çok önemli diye düşünüyorum ben.
01:39Bir de şöyle düşünmek lazım. Bunun en önemli kısmı ilaç kullanımındaki artış.
01:47Şimdi bunu biz de görüyoruz.
01:49İnsanlar belki hiç doktora bile danışmadan arkadaşım alıyor ona iyi gelmiş deyip
01:54hemen bir psikolojik rahatsızlık ilacını rahatlıkla kullanabiliyorlar.
02:00Şimdi bunun bir eğitimle bu bilincin değiştirilmesi lazım.
02:06Çünkü sana iyi gelen bir ilaç bir başkasına ilaç iyi gelmeyebilir.
02:11Onun için de burada işte arkadaşım söyledi Ayşe Hanım deriz biz ona.
02:16Ayşe Hanım dedi gibisinden bir şekilde kullanılmaması gerekiyor. Birinci nokta.
02:22İkinci nokta psikolojik rahatsızlığı olan kişilerin bile ilaçlarını takip etmedikleri,
02:29dozunda almadıkları, bazen gereksiz yere fazla doz aldıklarını,
02:34bazen de tedavi için onları takip eden doktora gitmedikleri için
02:38ilacı bırakmaları gereken zamanda hala ilaçlarını kullanmaya devam ettiklerini görüyoruz.
02:45Bir de hani insanların şöyle bir kolaycı tarafı var.
02:49İlacı alayım, hapı yutayım, işler bitsin, her şey hallolsun diye.
02:53Ama biz de diyoruz ki bir psikolog olarak psikolog gözüyle ilaç sizi tedavi etmez, sorunlarınızı çözmez.
03:01Yani öncelikli olarak bir psikolojik destek almakta yarar var.
03:06Hatta ilaç alıyorsanız bile bir psikolojik destek devrede olmalı.
03:11Onun için psikolojik destek sorunlarınıza, psikolojinizle konuşup çözebileceğiniz alternatifleri, yolları birlikte bulabilirsiniz.
03:21Ama ilaç size hadi koş bak şunu yap, şöyle bir hareket et, şunu yapman gerekiyor, bunu ihmal ediyorsunuz demeyecektir.
03:29Onun için de hani biraz kolaya kaçmayalım.
03:32Yani bizim gibi özellikle eğitim konusunda sıkıntıları olan ülkelerde ilaç ilk kurtarıcı olarak bakılıyor.
03:40Ki bu böyle değil, bu böyle olmamalı.
03:43Çünkü ilaçların her birinin en basit kullandığımız ilaç olan aspirinin bile yan etkileri var.
03:49Yani bazen böbreklerimize, bazen karaciğerimize olumsuz etkiler ortaya çıkartabiliyor.
03:57Onun için böyle hani hemen ilaca koşmamak gerekiyor.
04:01O konuyla ilgili ben başka ilaç almadan ne yapabilirim diye bakmak gerekiyor.
04:08Şimdi aslında sizin söylediğiniz gibi belki o kaygı durumu bile, o kaygının bile bize dair öğreteceği çok şey var ama ilaç kullanmak belki daha kolay görülüyor.
04:18İlaç kullanmak olmuyor bazen uyuşturucu kullanmak oluyor.
04:22Orada da ciddi bir artış var.
04:24Yani ben insanların neden bu kadar sıkışmış halde olduğunu, neden farklı yollara kendi hayatlarından ve kendilerinden kaçışa dair bu kadar başvurduklarının üzerine sık sık düşünen biri olarak soruyorum.
04:36Yani siz kendinize başvuran danışanlarınızla da ne görüyorsunuz?
04:40Geleceğe dair bir umutsuzluk mu bu?
04:42Yani dünyanın haliyle mi bağlantılı yine?
04:45E şöyle şimdi bir sizin de söylediğiniz gibi alkol kullanımında da bir artış var.
04:50Hatta sahte içki eden, hayatını kaybeden insanlar var.
04:55Bunları haberlerde sık sık rastlıyoruz ve artık bu işe bir dur denmesi gerektiğini düşünüyoruz.
05:02Birincisi bunun da altında ekonomik sıkıntılı bir süreç yatıyor.
05:07Hem ekonomik sıkıntıdan dolayı yani dertten içiyoruz anlamında.
05:11Hem de bu içkilerin ücreti fazla pahalı olduğu için işte sahte içkiyi evde yapmaya çalışmak biçiminde olabilir.
05:20Yine sahtesini almak biçiminde olabilir.
05:23Ama sadece içki değil uyuşturucuda da büyük bir artış var.
05:27Çocukların kendilerine zarar verme noktasında ama uyuşturucu olsun, alkol olsun sadece kişiye zarar vermiyor.
05:35Aynı zamanda aileye zarar veriyor.
05:38Evlilikleri ortadan kaldırıyor, çatırdatıyor.
05:41Çocuklara en büyük zararı veriyor örnek olması açısından.
05:45Artı onların bu konuda şiddetin o evliliklerin içinde yer almasıyla çocuklar olumsuz yönde etkileniyorlar.
05:54Ama sadece iş bu kadar da değil toplum da bundan yara alıyor.
05:58Hatta çoğunlukla toplum daha büyük yaralar alıyor.
06:02Yani bu kişiler uyuşturucu almak açısından baktıkları zaman işte hırsızlık yapmak veya fuhuş gibi durumlarında arttığını görüyoruz.
06:12Yani burada da hırsızlık vakalarında arttığını fuhuş durumunda sayısal olarak bir önceki yılla da kıyasladığımız zaman daha fazla arttığını görüyoruz.
06:23Dünyada da böyle, Türkiye'de de böyle.
06:25Yani ekonomik krizli olan ülkelerde bu oranın daha yani iki katı değil de on katı olarak fazlalaştığını görüyoruz.
06:35Evet, şimdi aslında aile dediğimizde ben de konu başlıklarım arasında oraya geleceğim ve soracağım.
06:41Şimdi Türkiye'de ve dünyada da şöyle bir kaygı var artık.
06:44İnsanlar evlenmiyorlar eskisi kadar ve çocuk sahibi olmuyorlar.
06:48Nüfus oranlarına ilişkin hatta hükümetlerin ve devletlerin belli politikalar izlemesi gerekiyor.
06:52Türkiye'de de oldu bu sene aileyi teşvik için aile yılı ilan edildi.
06:56Şimdi o noktada bir evliliği başlatan en nihayetinde bir ilişki, sağlam bir bağ kurulması ve bir hayat birleştirme motivasyonu.
07:04Bunun azalışına dair konuşalım.
07:06Artık insanlar neden daha az bağ kuruyorlar, daha kısa süreli ilişkiler yaşıyorlar?
07:11İşte bu sosyal medyadan mı alternatif mi çoğaldı, neden ilişki biçimlerimiz değişti?
07:17Şöyle insanlar bir kaygıları var.
07:20Ben bu dünyaya bir çocuk dünyaya getireceğim.
07:23Buna hakkı var mı?
07:25Bu dünyada şu anda ben bu kadar sıkıntıyı, üzüntüyü, kaygıyı yaşıyorum.
07:30Ekonomik sıkıntıyı da yaşıyorum.
07:32Çocuğum belki bundan kat kat fazlasını yaşamak durumunda kalacak.
07:36Onun için ben bu sorumluluğun altına girmeyeyim.
07:39Bir çocuk dünyaya getirmeyeyim.
07:41İki, evlilikte de.
07:43İki kişinin birlikte hayatı götürmeleri çok kolay değil.
07:46Bu bir ortaklık aynı zamanda.
07:48Burada da nasıl iş yerlerinde, ortaklı olan iş yerlerinde bir takım sorunlar.
07:54Ortaklı olmayan iş yerleriyle kıyasladığımız zaman daha fazla olduğuna göre evlilikte bir şekilde sorunlar yaşanıyor.
08:03Ama burada şimdi bizim gibi toplumlarda evlilikte bir sıkıntı yaşandığı zaman
08:08diyelim ki Batı toplumlarında hemen bir uzmanla görüşme yolu adıma atılıyor.
08:15Ama biz de hani uzman bana ne yapacak, ne yapabilir ki gibi bir takım dayılanmalar, babalanmaları görüyoruz.
08:24Onun için de hani ben kendi sorunumu çözerim gibi de bir takım yaklaşımları görüyoruz.
08:30Yani bize artık kemik hani bıçak kemiğe dayandı diye bir söz vardır.
08:36Bıçak kemiğe girdikten sonra artık o kişi yerde.
08:41İşte anne baba onu kucaklayıp veya bir şekilde ambalaj hediyeyle falan getirmek durumunda kalıyor.
08:50Onun için alkolde de böyle geç müdahale ediliyor.
08:54İşten geçtikten sonra evlilikte de böyle özellikle de uyuşturucu bağımlılığında da pek çok aile bunu bir görmüyor, fark etmiyor.
09:05Anlayamıyor, ayrıştıramıyor.
09:08Artı görmemezlikten gelme yoluna gidiyor.
09:12Veya işte aman evde şiddet uygulamasın, bize şiddet uygulamasın diye işte al ne almak istiyorsan git al diyebiliyor.
09:21Onun için bu aşamada bir de ekonomik zorluk, ülkenin ekonomik zorluğundan dolayı hastanelerde özellikle uyuşturucu konusunda full dolu.
09:31Yani birisi çıkacak ki onun yerine bir başkasını tedavi için alabilsinler.
09:36Evet bu noktada yalnızca işte belki evlenmek ya da çocuk sahibi olmaktan bağımsız da bir ilişkilenme durumunun azalması konusu var.
09:46Özellikle Z kuşağında çok gözlemlenen bir durummuş bu.
09:50Z kuşağı artık sosyalleşmek belki flört etmek yerine evde oturmayı işte belli platformlardan dizi izlemeyi veyahut sosyal medya üzerinden bir flört geliştirmeyi tercih ediyor.
10:03Neden böyle ve bu nasıl değiştirir durumu ne dersiniz?
10:08Şöyle bizim de en fazla yaralı olduğumuz konu ev gençleri.
10:13Bunların içinde erkekler de var çoğunlukla da erkekler, ev kızları da var.
10:19Ev kızı tabir ettiğimiz ki hoşumuza gitmeyen bir tabir bu.
10:23Ne okuyorlar ne çalışıyorlar.
10:25Hani okusalar en azından okula gidip gelecekler.
10:28Evde oturdukları için bir süre sonra depresyona girebiliyorlar, intihar girişimlerinde bulunabiliyorlar.
10:34Mutsuzlar çünkü ileride geleceklerinde bir ışık göremiyorlar.
10:41Bunun için de bazen ailelerin bazı baskılar dolayısıyla çocuklarını işte okula göndermiyor.
10:48Çocuk üniversiteyi bile kazanmış olsa işte orada erkeklerle birlikte sınıfta oturacak gibisinden göndermiyor.
10:55Bu çocuklar zaten çok mutsuzlar.
10:57Bir de gerçekten hani çalışma hayatında da şu anda yoğun bir işsizlik var.
11:04Hatta Türkiye'de baktığımız zaman sayılara genç işsizliğinin çok yoğun olduğunu biliyoruz.
11:11Bunlar çok yetenekli üniversiteyi bitirmişler.
11:14Yedi dil biliyorlar diyelim hepsini hayal edelim.
11:17Bu artı özellikleri olmasına rağmen onların çalışabilecekleri iş ortamları yok.
11:23Size hani şöyle İş Bulma Kurumu'nun en son yapılan çalışmalarına baktığımız zaman
11:28sadece garson işte yine getir götür elemanının dışında hiçbir elemana iş bulmadığını görüyoruz.
11:36Bunlar bizim için çok acı çok büyük yaralar.
11:39Onun için de şimdi özellikle hani iş ortamlarının fabrikalarının atölyelerinin buna benzer yerlerin pek teker teker hızlı bir şekilde kapandığını görüyoruz.
11:52Şimdi iş ortamı yok ki bu insanlar iş bulabilsinler.
11:56Hatta biz onlara gençlere kızıyoruz.
11:58Niye yurt dışına gitmek istiyorlar?
12:00Niye yurt dışına gitmek için hayal kuruyorlar uğraşıveriyorlar diye.
12:05Şimdi başka çıkışları yok.
12:07Onlar için yurt dışı bir şekilde onlara değer veren bir ortama gitmek istiyorlar.
12:13Haklarını veren maaşlarını veren onları çalıştıran güzel iş saatleri olan
12:18aynı zamanda kazandıkları parayla kendilerini mutlu hissedebilecekleri bazı hoş sinemaya tiyatroya gidebilecekleri bir işleri olsun istiyorlar.
12:30Bugün bir televizyon kanalında haberlerde şunu anlatıyordu bir genç.
12:34Yurt dışında diyordu Almanya'da çalışan yani oradaki çalıştığı asgari ücret alan kişi iki ay sonucunda üçüncü ay bir araba satın alabiliyor.
12:47Ama burada belki on sene değil belki yirmi senede çalışsa bir araba alması mümkün değil.
12:54Niye böyle bir bize haksızlık var?
12:58Bu büyük bir haksızlık bizim için diyordu.
13:01Onun için de yani şimdi aileler çocuklarını okutabilmek için inanılmaz büyük bir fedakarlık yapıyorlar.
13:08Kendilerinden kısıyorlar yürüyorlar işte soğukta oturuyorlar elektriği yakmadan karanlıkta oturuyorlar.
13:15Ama sonuç olarak çocukları üniversiteyi bitirmiş olmasına rağmen iş bulamıyorlar.
13:20Bir de şöyle bir durum var bu bizim çok çok büyük yaralıyor üzüyor.
13:25Hani ne olacak ki üniversiteye gidip üniversiteye giden de işsiz gitmeyen de işsiz diye.
13:31Ama üniversiteye gidenler belki yurt dışında çok rahatlıkla iş bulabilirken
13:36üniversiteyi bitirmemiş lise mezunu olan veya ilkokul ilk öğretimde kalmış olanların yurt dışı şansları da yok.
13:44Onun için lütfen çocuğunuza üniversiteye gitse de işsiz gitmese de işsiz durumuyla ilgili yani bu konuşmayı kale almayın ciddiye almayın.
13:54Üniversiteyi bitiren kişi hiçbir şey yapamazsa evde kendi işini kurabilir diye düşünüyorum ben.
14:02Şimdi pek çok kişi evde boş oturmasın kendi işini kursunu elinden geldiği kadarıyla devlet bunu desteklesin.
14:10Kurumlar desteklesin özel şirketler desteklesin ki onların da şu anda destekleyebilecek güçleri yok.
14:16Artık belki anne babalar bu konuda çocuklarını desteklesinler.
14:21Çünkü en büyük tehlike boş oturmak.
14:24Zihnin boş olması fiziksel olarak boş oturmak hem ruhsal olarak hem bedensel olarak büyük bir tehlike.
14:34Sizin de söylediğiniz gibi aslında belki en başta hata olarak göreceğimiz nokta üniversiteyi bir eğitim kapısı değil iş kapısı olarak görmek.
14:42Oradan başlıyor mesele.
14:44Peki şimdi bahsettiğiniz şey hepimizin bence yaşadığı bir şey.
14:48Yalnızca evde oturan işsiz gençlerin değil.
14:51Bugün emeklerden tutalım dar gelirlere gelelim kadın erkek fark etmeksizin.
14:56Belki her yaştan çok avantajlı bir grupta değilse birey Türkiye'de değersiz hissediyor.
15:02Bu kadar değersizlik hissinin yüklendiği bu kadar görülmediğini kale alınmadığını ve onun için hiçbir şey yapılmadığını hisseden bir birey.
15:11Sosyal yaşamında çok zorlanmaya başlamaz mı çalışırken okurken?
15:16Şimdi şöyle bu söylediğiniz tam bir gerçek.
15:19Bu dert şeyi biz şu anda yaşıyoruz ve uzun bir süredir yaşıyoruz.
15:23Ve insanlar ben bunu hak etmedim diyorlar.
15:26Ben Atatürk'ün yetiştirdiği bir nesil olarak bunu hak etmem mümkün değil diye bakıyorlar karşılarına.
15:35Ama gerçekler bir şekilde bu durum hala devam ediyor.
15:39Şimdi en önemlisi de kişilerin bir yalnızlıkları da var.
15:43Kişiler hani evlenemediler çocuk sahibi olamadılar yalnızlaştılar.
15:48O zaman yalnızlık da insana bir mutsuzluk veriyor.
15:52Ve bu iki mutsuzluk da şiddeti doğuruyor.
15:55Şimdi görüyoruz ki toplumumuzda son yıllarda aşırı şiddet olaylarına şahit oluyoruz ki bunları haberlerde şahit oluyoruz.
16:04Ama bunların dışında şahit olmadığımız yüzlerce binlerce vaka var.
16:08Yani karısını öldüren çocuğunu öldüren bakın çok yakın zamanda iki tane bir anne bir baba kendi çocuklarını elleriyle hatta bir tanesi boğarak öldürdü ki bunlar çok kolay şeyler değil.
16:21Diğeri anne de aynı şekilde.
16:23Onun için bazen insanlar psikolojik olarak rahatsızlanıyorlar.
16:27Ama tedavinin devreye zamanında girmesi ve tedavi bir sürekliliktir.
16:34Yani aspirin gibi başım ağrıdı aldım bitti gibi bir olay değil.
16:39İlaçlarına tedavisini de düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor.
16:43Bu takip yapılmıyorsa eğer bunun içinde başka şiddet gibi intihar gibi olayları görüyoruz.
16:51Ama kişi sadece kendine yönelik değil aynı zamanda karşısındaki kişiye de aynı şiddeti rahatlıkla uygulayabiliyor.
17:01Hatta öldürme girişimini yapabiliyor.
17:04Şimdi şöyle aslında o noktaya ben de gelecektim toplumda şiddetin artışına ilişkin.
17:09Belki de böyle tabii ki her zaman vardı ama bu cinayetlerin bu kadar vahşileştiği noktaya gidince böyle hafızayı kurcaladığımızda
17:19Özgecan Aslan'la birlikte başlayan şimdi burada bahsetmeyi elbette istemiyorum ama yani onun ellerini kesmişlerdi.
17:25Sonra Pınar Gültekin'e neler yaptılar.
17:27Sonra işte gencecik kadınların başının kesildiği oldu.
17:31İşte annesine yönelik aynı eylemi bu aynı eylemi yapan bir çocuk vardı.
17:36Şimdi bakıyorum bütün bunları topluyorum.
17:38Giderek cinayetler evet artıyor ama vahşilik dereceleri de artıyor.
17:43Yani bu katillerin de bir görülme isteği değil mi?
17:46Neden böyle oluyor?
17:48Tamamen bunu söyleyebiliriz.
17:50Çünkü bir şekilde hani bu şiddet vakalarında artışı gördüğümüz gibi aynı zamanda trafik kazalarında da büyük bir artış var.
18:01Ve gerçekten ölümcül kazalardan bahsediyoruz.
18:05Yani böyle ufak arabaların birbirine vurması değil.
18:08Çok sayıda insanın öldüğü kazalardan bahsediyoruz.
18:12İşte bunların içinde yangın olayı da 78 kişinin öldüğü yangın olayı da var.
18:18Onun için de bir her türlü durumda kazalara açık, tehlikelere açık durumdayız ve tesadüfü yaşıyoruz diye söylüyoruz.
18:28Bu da insanların üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.
18:31Yani kafanızın üzerinde bir beton var ve siz o betonla hareket ediyorsunuz.
18:38Yani sizin gittiğiniz yere o kafanızın içindeki baskı da sizinle birlikte gidiyor.
18:44Ama bir şekilde burada hani bir de ne yapılması gerekir böyle durumlarda biz bunu görüyoruz, saplıyoruz.
18:50Sayılarla saplıyoruz.
18:52Yani şu tarihte buymuş sayı şiddetle ilgili işte eşini öldürmeyle ilgili şu tarihte şuna çıkmış diye.
19:00Yani 10 katına 15 katına çıktığını görüyoruz.
19:03Özellikle kadına yönelik şiddette ve gerçekten çok da anlatmak bile istemediğimiz biçimleri de görebiliyoruz.
19:12Ve bir şekilde bunun içinde hani bir akran zorbalığı diye bir şeyden bahsetmiştik.
19:19Bu akran zorbalığında genellikle hani hemen bu zorbalıktan etkilenmiş olan kişiyi çocuk diyelim genç diyelim işte bir psikoloğa götürürler veya yönlendirirler.
19:32Ama asıl bu durumda gitmesi gereken olmazsa olmaz gitmesi gereken şiddeti uygulayan, şiddeti uygulayana hiçbir şey yapılmaz.
19:42İşte uyguladığında kalır bu ergenlik döneminde de olsun, okulda da olsun, iş yerinde de olsun veya yetişkinlik döneminde de olsun.
19:52Onun için burada her iki durum bir iki uygulayana da uygulanana da bir psikolojik zorunlu, mecbur, hakim hatta bunu zorunlu kılacak süreyi belirleyecek uzman psikolog.
20:06Hani gittim yani bir kere gittim, iki kere, üç kere gittimle olmaz.
20:10Burada psikologun veya psikiyatristin demesi gerekiyor ki tamam bu kişideki şiddet eğilimini kontrol altına aldık demesi lazım.
20:19Yoksa ben bir kere gittim deyip de orada bir şeyleri ibraz etmesi yeterli değil.
20:25Oradaki uzmanın bu konuda karar verici olması gerekiyor.
20:29Hakimle muhatap olması gerekiyor.
20:31Bu gelişmiş ülkelerde uygulanan bir uygulama.
20:35Yani trafik cezalarını artırarak bu işin çözümü mümkün değil.
20:40Yine kişilerin cezalarını idam cezası vererek de bu işin altından kalkmamız mümkün değil.
20:51Onun için de insanları bir şekilde ne olup bitiyor da şiddet onlar için gözü mü karardı noktasına geliyor, gelebiliyor bunları gözden geçirmemiz lazım.
21:03Psikolojide şöyle bir gerçek vardır.
21:05Yani çocuklarına şiddet uygulayan, dayak atan kişilerin çocukluklarında babaları veya anneleri tarafından sık ve sürekli dayak yediklerini biliriz.
21:16Bu elle tutulur, gözle görülür, net, açık bir bilgidir.
21:19Dünya yüzünde böyledir.
21:21Sadece Türkiye'de değil.
21:23Onun için de bu şiddete göz yummak, görmemezlikten gelmek zorunda kalmak.
21:29Bazen okulda şiddet var, bazen hastanede şiddet var.
21:33Özellikle hastanede en fazla bizim için önemli olan kişi doktor, hayatımızı kurtaran kişi.
21:40Biz ona bile şiddet kullanabiliyoruz.
21:43Bu inanılmaz, savaşta bile yapılmaması gereken bir durum.
21:48Evet, biz bu programı kaydettiğimiz dakikalarda Konya'da Selçuk Üniversitesi'nde bir öğrenci, üniversitenin dekanını silahla vurdu.
21:58Eğitimde de şiddet var, sağlıkta da var.
22:00Sokakta da var, trafikte de var.
22:02Çok doğru bir noktaya dikkat çektiğimizi düşünüyoruz.
22:04Ailede de var.
22:05Maalesef ailede de var.
22:07O noktayı biraz vurgulamak istiyorum.
22:10Akran zorbalığı üzerine konuştuğumuz bir konu ama genellikle zorbalığa uğrayanla ilişkinle yapılacağı söylenirken
22:18zorbalığı yapanın biraz daha incelemeye alınması gerektiğini söylediniz.
22:22O zaman buradan şöyle bir bütünlüğe varabiliyor muyuz?
22:25Küçük yaşlardan itibaren, belki ilkokul düzeyinden itibaren kendi yaşıtlarına gücü yettiğince
22:32zorbalık yapabilen bireylerin psikolojik olarak tedavi altına alınmadığı takdirde,
22:38ileride şiddete meyilli belki daha fazla eylemler yapabilecek bireyler haline gelebileceği yönünü mü vurguluyoruz?
22:45Tabii bütün bunların altında bir ailedeki değer verilmiş olmak çok önemli.
22:51Yani ailede çocuğa değer veriyorsak ki bu araştırmayı Çiğdem Kağıtçıbaşı zamanında dünyadaki farklı ülkelerde
23:00ve aynı zamanda Türkiye'de de yapmıştı araştırmanın ismi Çocuğun Değeri.
23:05Çok büyük bir grupla bunu yaptı.
23:07Yani Türkiye'de çocuğa çocuk olarak değerler verilmediğine bana bakacak diye çocuk sahibi olunduğu ortaya çıkmıştı.
23:19Bu sadece Türkiye'de değil yine Pakistan gibi böyle gelişmemiş ülkelerin pek çoğunda da aynı sonucu aynı biçimde almıştı.
23:27Onun için de diyoruz ki burada bir şekilde insana değer vermek zorundayız.
23:32Çocuğa değer vermek zorundayız ve bunu hani küçüktür çocuk anlamaz.
23:38Onun yanında kavga da edebiliriz, bağırabiliriz de ses tonumuzu da yükseltebiliriz gibi düşünür pek çok aile.
23:46Halbuki çocuklar çok küçük yaşta iki yaşında bir yaşında bile olsa bir sesin yükselmesini,
23:53anne babanın yataklarını ayırmasını, anne babanın birbirlerine karşı bakışını, ses tonunu, duruşunu çok hızlı bir şekilde algılıyorlar
24:03ve bundan çok fazla miktarda etkileniyorlar.
24:06Onun için en önemli noktası aile.
24:08Aileye destek olunması gerekiyor ama burada bilinç önemli ve bir şekilde psikolojik destek önemli insanlar gördüğümüz kadarıyla.
24:18Şimdi hani insana değer vermiyoruz diye üzülüyoruz, kaygılanıyoruz ama psikoloğa da değer verilmiyor.
24:25Yani ne gereği var diye söylenildiğini görüyoruz, duyuyoruz.
24:29Hala bir tabu bir noktada.
24:32Bir grubu ne gereği var derken bir grup deli miyim ben gibi damgalanmak istemediği için gitmediğini söylüyor.
24:40Hatta psikoloğa gitmemizin nedeni hasta olmamak, deli olmamak için gidiyoruz.
24:46Halbuki tam tersi ben deli miyim diye bir yaklaşım var.
24:50Tabii ki bunların da ortadan kalkması lazım.
24:53Burada öğretmenlere iş düşüyor, görev düşüyor ve aynı zamanda da anne babalara sorumluluklar düşüyor.
25:00Ama onlar bazen evin giderlerine karşı karşılayabilmek için baba veya anne birlikte çalışıyorlar.
25:08Veya 2-3 işte işten çıkıyor bir başka işe, akşam bir başka işe gittiği için çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramıyor.
25:18Şimdi biz çocuklarımıza yeteri kadar vakit ayıramayabiliriz ama onlara değer verebiliriz ve değer verdiğimizi gösterebiliriz.
25:26Çünkü bizim gibi toplumlarda çocuğa değer vermek biraz ayıp gibi geliyor.
25:31Hani çocuğu babası uyurken severmiş, saçını okşarmış.
25:36Halbuki babasının her zaman gündüz, sabah, öğlen, akşam çocuğa onu ne kadar sevdiğini, ona ne kadar değer verdiğini anlatması lazım.
25:46Belki bir çikolata alamayabilir ama onu sarılabilir, saçını okşayabilir, ona bir onunla sohbet edebilir, bir masal anlatabilir.
25:56Şimdi annelere ben soruyorum bir masal var mı çocuğunuza anlatabileceğiniz diye.
26:01Hiçbirinde çok büyük bir grupta masal bulamadım.
26:05Hani hatırlattığım zaman bile işte kırmızı başlı kız olabilir, sindirella filan olabilir.
26:12Yok onlar bile sıfır.
26:14Hatta bizim zamanımızda anneanneler, büyük anneler yani böyle Dede Korkut'tan gelen eski Kaftan'ın arkasından gelen masallar anlatırlardı.
26:25Şimdi büyük anneler de yok.
26:27Onun için çocuklar birazcık zorda ki biz buradan belki belediyelere teşekkür etmemiz lazım.
26:35Bu çocukların açıkta ortada kalmamaları için, annelerinin de çalışabilmesi, eve destek getirebilmesi için veya destek olabilmesi için anaokulları, yuvalar, kreşler açılmalı ve bu sayının gittikçe artması gerekiyor.
26:49Ama sadece bu değil.
26:50Okula giden çocukların da ortalıklarda olmamaları açısından etüt sınıfı dediğimiz derslerine çalışacakları güvenli ortamlarda olmaları lazım.
27:00Yine belediyelerden mümkünse etüt sınıfları açmalarını istiyoruz.
27:05Hatta yuvaların bir odasını etüte dönüştürmelerini istiyoruz.
27:09Bunlar çok önemli.
27:11Değer verirseniz karşılığını bir de değer verdiğinizde bir şekilde alabiliyorsunuz.
27:17Eğer değer vermezseniz bir süre sonra gerçekten çok tatsız olaylarla siz de kendi çocuğunuz tarafından değersizliğini o yansıtabilmesi için şiddete başvurduğunu veya uyuşturucu gibi kaçışamak noktalara, kendi hayatını tehlikeye atabilecek noktalara gidebildiğini görüyoruz.
27:39Sizin de bahsettiğiniz gibi aslında hayata ve duygulara dair ilk deneyimlerimiz ilk aile içerisinde orada gergin ve sevginin eksik olduğu bir ortam olduğunda bir de dışarıda hayata atıldığımızda ekonomik sıkıntılar, toplumsal sorunlar belki bütün bu değersizlik hissini besleyen ve bizi ilaçlara belki başka kötü alışkanlıklara sürükleyen durumlar olabiliyor.
27:59Çok teşekkür ediyorum.
28:00Ayaklarınıza sağlık.
28:02Bizler için geldiniz.
28:03Ben teşekkür ederim.
28:04Her zaman böyle arada sırada bir araya gelelim, belli konuları konuşalım.
28:08Demin bahsettiğiniz konu çok acı çünkü bir gencin bu işi yapmış olması bizi çok üzdü.
28:14Hocasına veya rektör, dekan neyse ona yapmış olması çok üzücü.
28:20İkisi de bizim için Türkiye için gerekli olan kişiler.
28:25Dekan gerekli olan kişi, önemli bir kişi, değer vermemiz gereken, saygı duymamız gereken bir kişi.
28:31Genç üniversiteyi kazanmış o bizim için çok kıymet vermemiz gereken bir kişi.
28:37İkisi için de ayrıca çok üzücü bir durum.
28:40Onun ailesi var, çevresi var, dekanın ailesi var.
28:43Onun için de böyle durumlarda belki bir takım problemler varken psikolojik destek için adım atılsaydı utanmadan bu işi utanılacak bir olay değil.
28:54Nasıl gözümüze bir sıkıntı olduğunda doktora gidebiliyorsak psikolojik destek de alabilmemiz lazım utanmadan.
29:01Evet, çok teşekkür ediyorum.
29:03Sevgilerimle diyelim artık.
29:05Evet, sevgili Cumhuriyet TV izleyenleri, psikolog Alanur Özalp sizler için sorularımı yanıtladı.
29:11Son zamanlarda hatta son yıllarda ülkemizde yaşanan şiddet dalgası, ülkemizde ve dünyada artan kaygı bozuklukları,
29:18anksiyete gibi hastalıkların neden olduğu, neden ilaçlara, alkoleye, uyuşturucuya bu kadar yönelindiği,
29:24insanların kendi hayatını kendi olarak yaşarken neden bu kadar zorlandığına ilişkin konuştuk.
29:29Aslında belki de genel anlamda toparladığımızda psikolojiye dair konuşurken bile politik alana girmek durumunda kaldığımızı söyleyebiliriz.
29:37Çünkü bütün bunların altında ekonomi var.
29:41Alanur Hanım da ben kapanışı yaparken buradan destekledi beni.
29:45Ekonomi var, ekonomi aile içindeki durumları etkiliyor, şiddeti tetikliyor belki.
29:52Hayatlarımızı yaşarken ne kadar çok zorlanırsak o kadar çok herhalde bir şeylere başvuruyoruz.
29:58Sizler için anlattık, konuşmaya çalıştık.
30:01Şimdilik noktalıyorum, ilerleyen zamanlarda ara ara bu konuları sizler için konuşacağız.